YENİ
evliler için, evliliklerin ilk yıllarında karşılaştıkları
sorunların arasında «isim» meselesi çok büyük bir yer tutar.
Doğacak çocuğun adı ne olacaktır? «Kadın»ın da, «erkeğin»
de gönlünde genellikle birer isim yatar. Biri, «Erkek olursa şu
ismi, kız olursa bu ismi koyalım,» der, diğeri hemen itiraz eder:
-
«Yine sen bilirsin ama bence erkek olursa şunu koysak, kız olursa
bunu, daha iyi olmaz mı?» Sonra araya anne, baba, kayınvalide,
kayınpeder, teyze, hala, cümle alem aile büyükleri karışır ve
iş kelimenin tüm anlamıyla arap saçına döner..
Tanju
Gürsu ile Fen Fakültesi Astronomi bölümü son sınıfından
ayrılma eşi Ayla Gürsu bebek beklerken bu karışık meseleyi
tereyağdan kıl çeker gibi halletmişler ve isim konusunu
aralarında paylaşmışlar: Buna göre kız olursa ismi Tanju
koyacakmış, erkek olursa da Ayla Gürsu.. Sonunda beklenen gün
gelmiş ve geçen hafta cumartesi günü Naşit Erez Kliniği’nin
koridorlarını sigara üstüne sigara içip durmadan arşınlayan
Tanju Gürsu’ya koşan hemşireler; «Müjde beyefendi,» demişler.
«Nurtopu gibi bir oğlunuz oldu.»
Oracıkta,
öylece, kalakalmış Tanju Gürsu. Önce şaşırmış sonra içine
ılık ılık birşeyler akmış. Ondan sonrasını şimdi pek
kesinlikle hatırlayamıyor zaten:
- «O sevinçle ne
yaptığımı bilmiyorum. Yalnız bir sigara yaktığımı sonra
heyecandan sigarayı duduklarımda tutamadiğim aklımda.»
Çocuğa
isim konması sorraki iş zaten... İlk günlerin neyecanı geçince
genç babaya, «Oğlunuza ne isim koyalım?» diye sormuşlar. O da,
kendisini baba yapan, kendisine bir evlat hediye eden eşinin yanına
gitmiş:
-
«Allahtan hep erkek çocuk isterdim hanım,» demiş. «Büyük
Allah dileğimi gerçekleştirdi. Hem seni bana bağışladı, hem de
beni bir erkek evlat sahibi yaptı. Ama isim hakkı senin. Ne olsun
oğlumuzun adı?»
Ayla
Gürsu zaten aylarla düşünmüş bu konuyu.. Onun için hiç
düşünmeden tek kelimeyle cevap vermiş:
-
«Kerem..»
Böylece doğduğu
zaman 53 santim boyunda, 3 kilo 970 gram ağırlığında olan küçük
bebek de Kerem Gürsu adiyle iki kişilik aileye «üçüncü fert»
olarak katılmış. Tanju Gürsu bugünlerde hayatının en mutlu
günlerini yaşıyor. Her gün çocuğunu tartıyor, boyunu ölçüyor.
Bizim gittiğimiz gün Kerem’in kilosu 4 kilo 300 gram olmuştu.
Baba olmanın sevinci gözlerinde parlayan Tanju Gürsu: «Mutluydum,
şimdi mutluluğum bir misli daha arttı» diyordu. «Baba olmak
meğer ne güzel şeymiş! Her gün işim biter bitmez eve bambaşka
bir heyecan a koşuyorum. Yavrumu, oğlumu bağrıma basıyorum.
Kerem beni şimdiden tanımaya başladı bile! Bundan sonra bambaşka
bir Tanju göreceksiniz. Bir oğlu olan, oğlunun istikbali için
sinemaya bambaşka bir hırsla sarılan, yepyeni bir Tanju.»...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder