BİR
JOHNNY HALLYDAY vardı. Eline gitarını alıp sahneye fırlar, kan
ter İçinde avaz avaz bağırıp dinleyicileri büyülerdi. Johnny
Hallyday sahnede böyle çırpınıp dururken onu dinleyen gençler
yerlerinde duramazlar, Johnny Hallyday’in melodili feryatlarım
karşılıksız bırakmazlardı. Evet, Johnny Hallyday, güzel
sesiyle olduğu kadar kurnazca davranışları cazip kıyafetleri ve
sahne hakimiyetiyle genç müzikseverleri kendine bağlayabilecek
kudretteydi. Bu sayede de günümüzün en çok sevilen
şarkıcılarından biri olmuştu.
Johnny
Hallyday'den bahsederken geçmişte yaşamış birinden söz eder
gibi bir ifade kullanmamızı belki garipsemişsinizdir. Elbette, dün
olduğu gibi bugün de aramızda bir Johnny Hallyday var. Yine eskisi
kadar seviliyor, aranıyor. Yalnız bu genç sanatçı artık
kabiliyetini sahnede değil de perdede göstermek istiyor.
Müzikseverlerin yanı sıra sinemaseverlerin de kalplerine girmeyi
arzuluyor.
Bugünlerde
Johnny Hallyday'in evine giderseniz çalışma odasında bir tek
notaya, bir tek enstrümana, plağa, banda rastlayamazsınız.
Bunların yerini ünlü aktör Steve MoQueen'in resimleri, bugüne
kadar çevirmiş olduğu filimler hakkında bilgi veren yazıları,
kovboy filimlerinde kullanılan kıyafetleri almıştır.
Dünün ünlü çılgın
şarkıcısı yakışıklı Johnny Hallyday, yarının yeni Steve
McQueen’i olmaya çalışıyor. Amerikan sinemasının bu uçarı
aktörüne her bakımdan benzeyebilmek için sıkı bir zayıflık
rejimine başladı ve sağlığını- tehlikeye sokmak pahasına çok
kısa zamanda tam yirmi kilo verdi. Perdede tipik bir kovboy
olabilmek için nö lâzımsa yaptı. Bu arada genç şarkıcının
eşi Sylvie Vartan da kocasını destekliyor, sahneyi tamamen bırakıp
sinemada karar kılmasını istiyor. Genç kadın, kocasının
şarkıcılık yaparken çeşitli kimselerin etkisi altında kalıp
kötü yollara sürüklendiği inancında. Ve eğer sinemaya geçerse
bütün bunlardan bir anda kurtulacağını sanıyor. Doğrusunu
söylemek gerekirse Sylvie Vartan haklı. Zira genç şarkıcı
Johnny Hallyday, sahnedeki başarısını tam manasıyle
hazmedememiş, bir türlü olgun bir erkek olamamıştı. Genç
adamın birdenbire ciddî bir şekilde aktörlüğe kendini
hazırlaması onun hesabına gerçekten ümit verici. Ayrıca ilk
deneme filimleri de başarılı olduğu için filimciler, Johnny
Hallyday'i sinemada da parlak bir geleceğin beklediğine
inanıyorlar.
Johnny Hallyday’i
sahneden sinemaya iten birçok sebep vardı. Bunların başında son
zamanlarda tanınmış şarkıcıların birer İkişer sinemaya
geçmeleri geliyordu. Bu işin öncülüğünü bundan yıllarca önce
Frank Sinatra yapmıştı. Ünlü şarkıcı ilk filimlerinde basit
rollerde oynamış ve seyircinin karşısına gene bir şarkıcı
olarak çıkmıştı. Bir süre sonra Frank Sinatra İyi bir karakter
oyuncusu olabileceğini ispat etti., «insanlar Yaşadıkça» filmi
bütün dünyaya onun iyi bir sinema oyuncusu olduğunu ilan
ediyordu.
Amerika’da
şarkıcılıktan aktörlüğe geçen şöhretlerin sayısı günden
güne artarken Fransa’da da son zamanlarda yeni bir cereyan
başladı. İlk olarak ünlü şarkıcı Charles Aznavour, «Ren
Geçidi» isimli filimde şansını denedi. Ve sinema seyircilerinden
de tam not aldı. Fizik bakımından hiç de cazip bir tip
sayılmadığı, filim boyunca bir tek şarkı söylemediği halde
başarılı oyunu sayesinde seyirciyi oyalamasını bilmişti. Birçok
eleştirici Charles Aznavour'un değme aktöre taş çıkartacak
derecede başarılı olduğunu belirtince de Aznavour Fransız
sinemasının temel direklerinden biri oldu. Sonra Adamo da Charles
Aznavour’un yolunu izledi. Ve işte bu ikisi Hallyday'e cesaret
verdi. En az onlar kadar ünlüydü, o halde niçin o da şansını
bir kere de sinemada denemesindi?
Adamo
ve Charles Aznavour, sinemayı şarkıcılığın yanında ikinci bir
meslek olarak yürütmek niyetindeler. Ama Johnny Hallyday, sinemada
gerçekten başarı sağladığı takdirde sahneyi tamamen bırakmak
istiyor. İki iri karpuzun bir koltuğa sığamayacağını
düşünüyor.
Yakışıklı
şarkıcı Johnny Hallyday'in sinemada pekala ikinci bir Alain Delon
olarak seyircinin karşısına çıkması beklenirdi. Romantik jön
rolleri genç kızın sevgilisi olan Hallyday’e göre biçilmiş
kaftandı. Ama gel gör ki hareketli bir hayat sürmekten pek
hoşlanan Johnny Haliyday, «romantik jön» teklifine gözünün
ucuyle bile bakmadı. O perdede özelliği olan, herkesin
canlandırmayacağı tipler yaratmak, perdeye özel hayatını
aksettirmek niyetindeydi. Bunun için kendine önder olarak Amerikan
sinemasının haşarı çocuğu Steve Mc Queen'i seçti.
Şöhretli
şarkıcı Johhny Hallyday’i sahneden perdeye yönelten sebeplerden
biri de, şarkıcılıkta şöhretin pek kısa ömürlü olması.
Genç sanatçı şarkıcılıkta karar kıldığı takdirde nihayet
bir, iki yıl daha alkış toplayabileceğini ondan sonra ikinci
plana düşeceğini tahmin ediyor, buna mukabil sinemada şansı
yaver gittiği takdirde daha uzun yıllar adını duyurabileceğine
inanıyor. Bu bakımından da, sinema, Johnny Hallyday’e sahneden
çok daha cazip görünüyor...(diğer haberler için aşağıdaki
linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder