Ana içeriğe atla

Mine Mutlu'nun Yanlış Kararları

Türk sineması denince akla hemen «Yeşilçam» gelir. Yeşilçam, Beyoğiu’nda bir sokağın adıdır ve vaktiyle burası filim şirketleriyle dolup taştığı için adı Türk sineması ile beraber söylenir olmuştur. Oysa bugün Yeşilçam Sokağında filim yapan şirket kalmamıştır pek. Yerli sinemanın ağırlık merkezi son on yıl içinde Alyon Sokağı ve civarına kaymıştır. Alyon Sokağı’nda bulunan Erman Han'ı da hemen hemen Türkiye’nin en büyük filim şirketlerinin toplandığı bir merkez olmuştur. Tıpkı Amerika’da, İngiltere’de, Almanya’da, Fransa’da bakır şirketlerinin, petrol şirketlerinin, demir şirketlerinin toplandığı gökdelenler gibi...
İşte yerli sinemanın kalbinin attığı bu Erman Han’a son aylar içinde Mine Mutlu'nun girmesi yasaklandı. Bu koskoca handaki hiç bir filim şirketi Mine Mutlu ile çalışmıyor, onunla filim çevirmek istemiyor. Sebep mi? Birlikte Türk beyazperdesinin kalbinin attığı hana girelim, birinci kattan başlayarak, ağır ağır merdivenleri tırmanalım. Odalara girelim, prodüktörlerle (Bak: Haftanın Ansiklopedisi) konuşalım. Bugünedek hiç bir artiste bu derece insafsızcası yapılmayan boykotun nedenini öğrenmeye çalışalım:
İlk olarak hanın birinci katında bulunan ve bu yıl 14 filimle en çok filim yapan prodüktör unvanını elinde tutan Berker İnanoğlu ile konuşuyoruz:
- «Dünya yıkılsa ben bir daha Mine Mutlu denen kadına başrol vermem. Ve ben sağ olduğum müddetçe de bu handa onunla kimse çalışmaz. Daha doğrusu bir daha bu hana giremez. Zira, en sıkışık zamanımda 'Hastayım,' diyerek sete gelmedi. Sonradan öğrendim ki aynı gün flörtü Cengiz Konukla uçağa binmiş, Ankara’ya gönül eğlendirmeye gitmiş. Şahidim Zeki Müren'dir.»
Berker İnanoğlu’ndan sonra gene aynı katta bulunan Muzaffer Aslan’ın odasına giriyoruz. Bakın, o Mine Mutlu için neler söylüyor:
- «Ben Türk sinemasının şartları icabı büyük starlarla çalışırım. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın gibi. Mine Mutlu'yu hiç oynatmadım, zaten oynatamam da. Ben daima meslektaşlarıma karşı yapılan hareketleri, kendime yapılmış addederim.»
Han'ın ikinci katında Melek Filim var. Giriyoruz yazıhaneye. Mine Mutluyu onlar da defterlerinden silmişler. Şirketin ortaklarından Şahan Haki, «Sadri Alışık’ın Mine Mutlu ile oynamasını kararlaştırmıştık,» diye anlatıyor. «Mine Mutlu bir gün yazıhaneye gelip, 'Ben, Sadri ağabeyden daha büyük şöhretim. Onun için afişe benim adımı büyük yazmalısınız,' demez mi? Hemen mukavelesini feshettik ve yerine Selma Günri’yi aldık. Bence hayatta başarının şartı kişinin noksanını ve mevkiini iyi bilmesi, ona göre hareket etmesidir.»
Üçüncü kata çıkıyoruz. Burada da Acar Film'in sahibi prodüktör Murat Köseoğlu var. O herkesten çok kızgın Mine Mutlu’ya. Mine Mutlu'nun bir fotoğrafını göstermişler. Küplere binmiş. Gayet kısa ve öz konuşuyor: «Mine Mutlu ile asla çalışmam. Filimciliğimizi rezil etmeye kimsenin hakkı yoktur!»
En üst kat ise hanın sahibi Hürrem Erman’a ait. «Ben geçen yıl Mine Mutlu'yu 'Ala Geyik' filminde oynatmıştım,» diyerek söze başlıyor ve bütün kiracıların katıldığı boykot hakkında şöyle konuşuyor: «Fakat Cüneyt Arkın’ın yanında ikinci derece bir roldü tabii bu. Şimdi ise bizde Mine Mutlu’ya göre rol yok henüz. Piyasanın şartlarını, durumunu biliyorsunuz. Herkesle çalışılmıyor. Artist işine bağlı olursa, kendisini düşündüğü kadar, milyonlarını filimlere bağlamış prodüktörü de dikkate alırsa kazanır. Aksi halde arada eriyip kaybolur, gider.»

İşte Mine Mutlu boykotunun hikayesi kısaca böyle. Sinemamızın 5 büyük firması Mine Mutlu’yu yukarıda okuduğunuz nedenler yüzünden kara listelerine aldılar. Mutlu, yeni yıla mutsuz, umutsuz girdi. Temennimiz, Yeşilçam'ın haşarı ve uçarı kızı Mine Mutlu'nun bir an önce uslanması, genç kız sıkıntısının hissedildiği şu günlerde sinemadaki yerini almasıdır...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Nükhet Duru'nun Çıplaklığı Başına Dert Oldu

ARTIK Nükhet Duru gecede 3-4 yerde sahneye çıkan bir uvertürdür. Repertuvarına daha bir dikkat eder; saçına, giyimine, hareketlerine daha bir özen göstermeye gayret eder. Bu arada Yeşilçam'dan da film teklifleri gelmektedir. Ve yıl 1970'tir. Ayhan Işık, Bahar Erdeniz ve Yusuf Sezgin 'in başrolleri paylaşacakları bir filmin hazırlıkları yapılmakta ve bu filme bir kadın oyuncu aranmaktadır. Ve Nükhet Duru adında karar verir yapımcılar. O günleri de şöyle anlatır Duru: «Bir gün çalıştığım gazinonun kulisine bir prodüksiyon amiri geldi. 'Nükhet Hanım hikaye tam size göre, Ayhan Işık'la oynayacaksınız' dedi. «Ben 'Oynayamam, imkanı yok' dedim. Adam 'Neden?' diye sordu. «'Zaten gecede üç dört yerde sahneye çıkıyorum. Gündüzleri de uyuyorum filmi ne zaman çekeceğiz. Film çekmeye zamanım mı var?' dedim. «'Biz çekim saatlerini sizin boş saatlerinize göre ayarlarız' dedi adam. «Sonra çekimler başladı. Ben ne filmin adını b...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...