BİR
masanın etrafında toplanmış 7 kişiydik ve resim elemesi
yapıyorduk. «Sinema Artisti Yarışmaları» nın en renksiz, en
sıkıcı işidir bu.. Düşünün, önümüzde binlerce resim..
Yandan çekilmiş resimler, önden çekilmiş resimler, boy
resimleri, büst resimleri, poz poz, çeşit çeşit resimler. Bir
ara içimizden biri, eline aldığı bir resme bakınca gayri
ihtiyari, «O, o, ol.» dedi. Hayret de ifade eder bu nida, beğeni
de. Sesinin tonuna bakarsanız jüri üyesininki beğeni ifadesi
taşıyordu. Aynı resim elden ele dolaştı, sonra resim
kalabalığının arasında kayboldu...
Günler geçti ve
Tarık’la ilk defa SES Mecmuası idarehanesinde karşılaştık.
Fotojenik miydi, değil miydi? Eğer insanın resimde tam kendi gibi
çıkması fotojeni ise öyleydi. Sonra tecrübe filmini seyrettik.
Oylama usulünü karara bağladık. SES Yazı İşleri Müdürü
Erdoğan Sevgin 6 jüri üyesine «Birincilik için aday kimi
gösteriyorsunuz?» diye sordu. İçimizden biri «Tarık Üregül,»
dedi ve inanır mısınız o anda tam 7 kol birden havaya kalktı.
«Bütün yollar Roma'ya çıkar» derler. Bu yıl bütün birincilik
oyları da Tarık’a gitmişti. Seçim «İttifakla» olduğu, daha
doğrusu ortalıkta verilmemiş oy kalmadığı için birincilik için
başka aday gösterilmedi.
TARIK AKAN KİMDİR?
Tuhaf tesadüf, Tarık
Akan İstanbul'un sanatçı kaynağı iki semtinden birinde,
Bakırköy'de oturuyor. 23 ekim 1948' de doğduğuna göre 22
yaşında. Bakırköy Lisesi'nde okumuş, İstiklal Lisesi' ni
bitirmiş. Halen Işık Mühendislik okulu ikinci sınıf öğrencisi..
Bir ablası, bir ağabeyi var. Babası emekli albay Yaşar Üregül,
annesi ev hanımı Yaşar Üregül. Evet, hoş bir tesadüf daha.
Tarık Üregül'ün babasının ve annesinin adı aynı...
Peki Üregül neden
«Akan» oldu diyeceksiniz. Efendim, bu meselenin aslı şu. Yerli
filim seyircisi uyumlu, söylenişi kolay isimleri daha çabuk akılda
tutuyor, o isimler daha çabuk şöhret oluycJr. Mesela Fahrettin
Cüreklibatır adı hem uzun, hem söylenişi ve akılda tutuluşu
zor olduğu için değiştirilip Cüneyt Arkın oldu. Murat, Rujdan
Tercan adını terkedip Murat Soydan olarak şöhret yaptı. Bumin
Gaffar Çıtanak, adını Fikret Hakan yapıp afişlerin başköşesine
yerleşti. Şimdi bu adını değiştiren şöhretlere «1970 SES
Sinema Artisti Yarışması» nda erkekler arasında birinci olan
Tarık Üregül de katılıyor. Onu da Tarık Akan olarak tanıyacağız
bundan böyle...
ÖZELLİKLERİ...
Tarık
Akan yemeklerden böreği, renklerden kırmızı - mavi'yi,
artistlerden Yılmaz Güney, Fikret Hakan, Ekrem Bora'yı seviyor.
Son 6 ay içinde seyrettiği filimler arasında en çok «Umut» adlı
filmi beğenmiş. Bafra sigarası içiyor. O yaşta bir genç için
enteresan bir tarafı var. Herhangi bir kulübün taraftarı değil.
Sporla arasının iyi olduğu vücut yapısından belli ama,
futboldan fazla hoşlanmıyor anlaşılan.
Tarık Akan'ın
yarışmaya girmek aklında, fikrinde yokmuş. Arkadaşları, daha
doğrusu Zeki adlı en samimi arkadaşı ısrar etmiş ve sonunda
Tarık'ı kandırmış. Ama hayli gecikmişler bu arada. İş o hale
gelmiş ki resimleri «Postada yetşmez» diye Zeki elden getirip
Mecmuamızın girişinde hazırlanan kutuya etmiş.
Jestleri,
mimikleri, hareketleri ve davranışlarıyla Tarık Akan ilersi için
gerçekten büyük istikbal vaadeden, ölçülü, kibar, nazik bir
genç adam. Yaşının çok üstünde bir olgunluğu var, kendine
güveniyor ama, iddialı görünmekten, mütevazı tavrın
değiştirmekten korkuyor. Evlilik, aşk gibi konularda konuşmuyor,
«sinema» dediğiniz zaman da şunları söylüyor:
- «Önümde örnekler
var. Neyi yaparsam, nasıl hareket edersem sinemada
kalabileceğim
hakkında bir fikrim var.»
Konuşurken
dikkatle Tarık Akan'a bakıyoruz. Uzun boylu (1.90), klasik anlamda
yakışıklı bir genç adam. Münasebetlerinde çok ölçülü..
Jestlerine, mimiklerine hakim. Bütün bunlar kamera için büyük
avantajlar getirir. Tip olarak — İrfan Ünal’ın deyimiyle—
«10 üstünden '10 numara», Murat Köseoğlu’ na göre «Başaracak
bir tip», Hürrem Erman'a göre «ideal adam», Kaçuni Hakiye göre
de «Kadınların yüreğini hoplatan tiplerden». Kendisi hakkındaki
kanaatlar bunca olumlu. Türk sinemasının 4 büyük şirketinin
sahibi «1970 SES Sinema Artisti Yarışması Birincisi» etiketi ile
sinemaya ilk adımını atmak üzere olan Tarık’a umutla, güvenle
bakıyor. Peki o sinema konusunda ne düşünüyor? Kendisine son
olarak bunu sorduk.
İşte Tarık Akan’ın
sinema ve kendisi hakkındaki sözleri:
- «Bu iş düne kadar
bir oyun gibi geliyordu bana. Yarışmaya girmiştim, ama birinci
olacağımı hiç sanmıyordum. Mukaveleleri imzalamaya başlayınca
işin rengi değişti. Şimdi geleceğe güvenle bakıyorum. İnşallah
okulumla sinemayı bir arada götürür ve ikisinde de başarılı
olurum.»...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder