Yanılıp
yanılmadığımızı kesinlikle bilmiyoruz ama bize ortada şöyle
bir gerçek var gibi geliyor. Bir zamanlar Türk sinemasında
''Karaboncuk'' olarak şöhret yapan, sonra sahneye çıkınca bu
şöhretini devam ettirmeyi başaran Devlet Devrim'in yıldızı son
günlerde sönmeye başladı gibi... Gazeteler, mecmualar ondan
eskisi kadar sık bahsetmiyorlar; neonlarda, filim afişlerinde
Devlet Devrim adına daha az rastlanıyor.
Bunun sebebi nedir
acaba? Her halde bizim bu kanımızda yanılıp yanılmadığımızı
da, eğer ortada böyle bir durum varsa bunun sabebini de en iyi
Devlet Devrim bilebilirdi. Bunu düşünerek kendisinden bir randevu
aldık ve aklımıza gelen her konuyu onunla bir bir konuştuk.
Devlet Devrim her şey
bir yana mert ve açık sözü... Durumunun eskisi gibi olmadığını
o da kabul ediyor ve bunu ''geçici'' olarak niteliyor. Sonra da bu
durumu yaratan nedenleri şöyle açıklıyor:
- ''Hatırlayacaksınız.
Ben Ankara'dayken mecmuanızda bir röportajım çıkmıştı. Ben
babamı ziyaret için Mısır'a gidiyorum. Siz de bunu yazdıktan
sonra, 'Devlet'in babası ölmemiş miydi?' diye soruyordunuz. Bunda
yerden ğöğe kadar haklısınız. Ben de babamın öldüğünü
sanıyordum ama babam ölmemiş.
Onunla birçok defalar
telefonda konuştuk, mektuplaştık. Bana, ''Kızım buraya gel''
dediği için yeni iş tekliflerini kabul edemedim. Hazırlıklarımı
yapıp, beklemeye başladım. Ama birden ses seda kesildi. Ben de
bekledim ve sonunda, Sil baştan,' deyip İstanbul'a döndüm. Döner
dönmez de çalışmaya başladım zaten.''
Devlet Devrim seyahate
çıkacağı için kabul edemediği iş tekliflerinin yarattığı
boşluğu kısa sürede kapatacağına ve birkaç ay içinde eski
durumundan da ileriye gideceğine inanıyor: ''Sahne için birçok
yenilikler düşündüm. Ay başından itibaren bunları peşpeşe
uygulayacağım'' diyor.
Peki ya sinema, o ne
olacak? O da devam edecekmiş:
- ''Geçen yıl 8 filim
çevirdim. Bu yıl her halde bu sayıyı aşacağım. Birçok arkadaş
gibi ben, 'Soyunmaya paydos!' demiyorum. Daha doğrusu şöyle
diyelim: Soyunma konusunda cevabım 'şartlı evet'tir. Filimlerde
soyunmuş olmak için değil, rolümün gerektirdiği kadar
soyunacağım.''
Son olarak ''aşk ve
his'' konusuna değiniyoruz. Devlet bu konuda dertli mi dertli:
- ''Hiç açmayın o
bahsi,'' diyor. ''Nedense benim aşktan yana şansım yok.''
O öyle diyor ya,
inanmayın. Her insan şansını bir ölçüde dendi
yaratır!...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder