«Tatmadığım zevk
kalmadı dünyada»
Çok kimse benimsedi bu
mısraı. Hatta kulağımıza geldiğine göre Zeki Müren, özel
meclislerinde, arkadaşlarının ısrarı üzerine bu şarkıyı
okurken, o mısraı gönlüne göre manalandırıyor ve «Çekmediğim
dert kalmadı dünyada...» diyerek kendine iftira bile ediyormuş...
Türk müziğini bugünlerde baltaladığı söylenen aranje
eserlerin «baş sorumlusu. müzisyen, aranjör, kabiliyetli insan.
iyi yürekli meslek adamı Norayr Demirci de:
«Çalmadığım saz
kalmadı dünyada» diyecek olsa hiç yadırganmayacak. Çünkü bir
aranjör için gerekli olan piyanodan başka, keman, klarnet, flüt,
saksafon, gitar hatta balalayka ve daha birçoklarını mesleği
icabı çalıp duruyor Demirci. Komşuları ne çekiyor sormadım
ama, eşi her halde kocasının başarısına yardımcı olmak için
bu «gürültülü adam»ı elinden geldiği kadar yalnız
bırakıyorduk...
Aranjman lafı pek moda
şimdi. Sahnelere Zeki Müren, Behiye Aksoy, Nesrin Sipahi gibi as
solistler çıkmadan önce — çok daha önce — vakit doldurmak
için birer nağme geveliyen şarkıcılar bile «aranjman»
arıyorlar. Hatta doğrusunu söylemeyip «Arajman» diyorlar.
Aranjman nedir? Son
yıllarda 300 plağın üzerine en meşhur şarkıcılar,
bestecilerle beraber adını yazdırmış olan Norayr Demirci,
kendisiyle SES için yaptığımız bir konuşmada, «İlkin bu sanat
çok yanlış anlaşıldı,, dedi. «Yabancı bir memleketin
şarkısına Türkçe sözler yazıldığı zaman 'Aranjmanı
yapıldı' deyip çıkıyorlardı. Radyolarda spikerler bile anons
ederken bu hatayı tekrarlıyorlardı. Oysa o eserler zaten aranje
edilmiş, orkestralarla çalınmıştı. Yapılan, aranje bir eserin
Türkçe sözlerle takdimi idi ve böyle anons edilmesi gerekirdi.
Aranjman, bestecinin yarattığı bir melodinin orkestrasyonunun
yapılmasıdır. Besteci bir melodiyi yazmıştır, fakat aranjör
onu bir orkestra tarafından çalınacak şekilde düzenlemekte, çok
seslendirmektedir. Yani tamamlamaktadır eseri. Onun yarı bestecisi
olmuştur.»
Bu sebepledir ki Norayr
Demirci orkestranın hemen bütün sazları hakkında bir fikir
edinmek, her birinin hakkını vermek için onları öğrenmek
zorunda kalmıştır. Daha da öğrenmektedir. Şimdi harp'a
çalışıyor...
Ajda Pekkan'dan tutunuz
Semiramis Pekkan, Gönül Yazara kadar birçok ünlü şarkıcılarla.
Fecri Eadoğlu, Kerem Güney, Metin Bükey'in repertuvarını içine
alan çalışmalarında Norayr Demirci, bu sanatçıların
okuduklarım ve yazdıklarını batılıların da zevkle
karşılayabileceği bir biçime sokmakta üstün başarı
gösteriyor.
Norayr otuz üç
yaşında, İstanbul'da doğmuş. On yıla yakın Fransa'da kalmış,
çalışmış. Sonra yine yurda dönmüş. Şimdi Kurtuluş'ta, bir
apartmanın beşinci katında, kurduğu tezgahta, teypler, pikaplar,
ampl,katörler ve çeşit çeşit enstrümanlar arasında, eşini ve
iki çocuğunu da kaderine ortak ederek şarkı üstüne şarkı
yazmaktadır.
Piyasanın istediği
gelişigüzel parçaların aranjmanından başka, kendi zevkine göre
Bach'ın bir teması üzerine aranjman yapmış ve plağını
çıkarmıştır. Şimdi Aşık Veysel'in bağlanması peşinde:
-«Aşık Veysel öyle
bir sanatçıdır ki dünyada eşi az bulunur,» demektedir. «Hele
bir akor'u var ki Avrupa'da hiç bir müzik çevresinde ona tesadüf
etmedim. Ancak Amerikan cazcıları tarafından kullanılan bir akor
bu. Onun hiç bozmaksızın, obua, flüt, harp vesair 15 enstrümanın
eşliği ile dünyaya tanıtmak en büyük emelim. Günlerdir bu
eserin üzerinde çalışıyorum.»
Norayr, Aşık Veysel'e
aşık. Ayrıca tekniğinden yardım isteyen sanatçılar arasında
Selmi Andak, Yıldırım Gürses, Saadettin öktenay, ismet Nedim ve
daha birçoklarını beğeniyor. Ama eserlerinin, genellikle bütün
müzik sanatı eserlerinin korunması yolunda memleketimizdeki
mevzuat yetersizliğinden yakınıyor. Öyle ya, bir eser yazılıyor,
besteleniyor, aranjmanı yapılıyor, gazinolarda, konserlerde ve
plaklarda durmadan okunup çalınıyor. Ama hiç birisi, batıda
olduğu gibi, her çalmışında bir telif hakkı ödenmek suretiyle
de değerlendirilmiyor. Netice?... Netice ne olacak, bir yandan da
maliye vergi istiyor... Almıyorlar ki, versinler!
Her gün plaklarda
eserleri çalman, piyasaya çıkan plakların çoğunun üzerimde adı
bulunan, 300 aranjman sahibi Norayr Demirci, memleketimizde
kendisinin durumunda olan yüzlerce besteci, aranjör, icracı ve
editörler adına tevekkülle boynunu eğerek şöyle diyor:
- «Almadan vermek,
Allaha mahsustur...»...(diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder