Samatya
Sahilyolu'ndaki gazinodan içeri girdiğimizde hemen hemen tüm
garsonlar bir masanın etrafını sanki ablukaya almışlar, hizmette
kusur yapmamak için birbirleriyle adeta yarışa girmişlerdi.
«Herhalde
önemli bir konuk olmalı» diye düşünürken az sonra bu ünlü
konuğun İbrahim Tatlıses olduğunu öğrendik...
Tatlıses,
bunalımını atlatmak, bir anlamda dertlerim unutmak ve kendi
deyimiyle de «efkar dağıtmak» için sahilyolundaki gazinoyu
tercih etmişti...
O
gece Sezen Aksu Boğaz'daki bir gazinoda İbrahim Tatlıses'siz
program yaparken Tatlıses de mahalle arkadaşlarını, yanına atıp
Urfalı sanatçılardan olan İsmail Badıllı ve Ahmet Hoşsöyler'i
dinlemeye gelmişti...
Masada
çiğköfteler yoğrulurken Tatlıses, rakı kadehlerini peşpeşe
yuvarlıyor, neşelenmeye çalışıyordu...
Gecede 350 bin lira
aldığı ve bir anlamda da gizli assolistlik yaptığı
Baltalimanı'ndaki bir gazinonun işini yarım bırakmış, tüm yük
Sezen Aksu ile Müjde Ar'ın üzerine kalmıştı... Daha sonraki
günlerde onlar da işi bırakınca gazino kapanmak zorunda
kalmıştı...
«Yorgunum,
her şeyi bıraktım, dinleneceğim» diye ilan veren İbrahim
Tatlıses, çiğköfte, rakı, patlıcan kebap ile kafayı bulan bir
grup müşterinin, «İbo sahneye.. İbo sahneye» diyerek kesilmeyen
istekleri karşısında ayağa kalkıp bir selam verdikteh sonra
başladı ilk şarkısını okumaya:
«İsyan
eden kalbimi biraz olsun duy yeter Aşka susayan kalbimi seveceksen
sev yeter...»
Ardından
bir aşk şarkısı daha... Ve ardından da türküler, uzun
havalar... O küçücük gazinoda Tatlıses, tatlı bir program
yapmanın, arkadaşlarıyla birarada eğlenmenin tadını çıkartırken
bir yandan da şunları anlatıyordu:
«Kardeş.. Herkesten
kaçar oldum. Burçlarda kafama göre eğleniyorum... Para her şeyi
halletmiyor. Huzurum yok, moralim yok. Anlayacağın artık para
değil, huzur, moral kazanmaya çalışıyorum... Bu sesle ne zaman
olsa her yerde parayı yine ben kazanırım...»...(diğer haberler
için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder