Bir
süre önce Türkiye'ye gelip «11,20» adlı bir televizyon filmi
çeken Neu Münchener Filim Şirketi ilgilileri çekecekleri 3
kısımlık yeni bir televizyon filminin başrolünü Filiz Akın'la
rejisör Türker İnanoğlu’nun çocukları İlker'e oynatmak
istemişler, İnanoğlu’nu da görüşmek için Almanya’ya davet
etmişlerdi. Türker İnanoğlu teklifi kabul etti, böylece de 2
ocak 1943'te doğan eşine enteresan bir doğum hediyesi verdi: 8
günlük bir Avrupa gezisi... Genç karı - koca İstanbul'dan
besmeleyle yola çıkıp önce Münih’e gittiler, orada Türker
İnanoğlu kendisini davet edenlerle konuşup prensip anlaşmasına
vardı, sonra da şöhretli eşiyle başladı 68'ci ilimizde gezmeye.
Hani «tesadüfün böylesine can kurban,» denir ya, Filiz’le
Türker'in Avrupa gezisi de «Faşing» e rastladı. Faşing malum,
Avrupa'da eğlencenin gırla gittiği günler. İşte bu yüzden
Filiz Akın Almanya izlenimlerini anlata anlata bitiremiyor.
«Hayatımın en güzel günlerini orada yaşadım,» diyor.
Filiz Akın - Türker
İnanoğlu çifti Münih'te 4 gün kaldıktan sonra doğru Londra'ya
geçtiler. Geçen yıl mayıs ayında Londra'daki London Clinic’de
bir süre tedavi gören Türk sinemasının sempatik yıldızı
aylardan beri Londra’yı hatırladığı zaman yüzünde dolaşan
keder bulutuna engel olamıyordu. Anlaşılan bu gidişiyle geçmişin
kötü anılarının üstüne bir güzel sünger çekti, eşiyle
sisler diyarında unutulmaz 4 gün geçirdi. Bir genç kadın yabancı
bir ülkede her şeyden önce neye dikkat eder? Modaya değil mi?
Filiz Akın da öyle yaptı, yabancı hemcinslerinin giyimini inceden
inceye tetkik etti. İzlenimlerini de İstanbul'a gelir gelmez bize
şöyle anlattı:
-
«Maksi artık kendini tamamen kabul ettirmiş. Avrupa'da gördüğüm
genç kızlarla orta yaşlı hanımların yüzde doksanı maksi palto
giyiyor. Tabii bu maksi paltoların içinde genellikle mini etek var.
Hakim renk ise geçen yıl olduğu gibi yine siyah.»...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder