«O, onu yapmış, bu
bunu yapmış» diye sanatçıların çoğu birbirlerini yerken, Türk
Hafif Müziği'nin kıvırcık saçlı iki şarkıcısı Bilgen Bengü
ve Esmeray, omuz omuza verip yeni türleri Türk Müziği için
birlikte çalışmaya başladılar.
Bir yıldır Türk
Müziği Konservatuvarı'na devam eden Bilgen Bengü, boş
zamanlarında utunu aldığı gibi, doğruca Esmeray'ın evine
gidiyor. Esmer tenli sanatçıya bildiklerini, öğrendiklerini
aktarıyor... Esmeray da Bilgen Bengü'ye kendi bilgilerini
anlatıyor. Sonra sıra geliyor şan dersine... Bilgen ut çalarken,
birlikte şarkı söylüyorlar. Bu arada hata yaptıklarında da
birbirlerini eleştiriyorlar.
Yukarıda yazdığımız
gibi, bu yıl konservatuvara başlayan Bilgen Bengü, dört yıl
süreli bu okulda, eğitim görüp, sanat müziği konusunda tam bir
bilgi sahibi olmaya kesin kararlı.
«Eskiden beri sanat
müziğine karşı büyük bir ilgim vardı. Bu türde etraflı bilgi
sahibi olmak istiyordum. Ama bir türlü fırsat bulamıyordum. Bu
yıl aradığım olanağı elde ederek, konservatuvara girdim... Okul
sonrası Türk Sanat Müziği söylemeyi düşünüyorum. Buna karar
verirsem Esmeray'la birlikte sahneye çıkabilirim.»
Esmeray ise bu işe
başlamış bile. Sanatçının kayıtlarını yaptığı yeni
uzunçalarının bir yüzü ut eşliğinde söylenmiş sanat müziği
parçalarından oluşuyor.
«Türk Sanat Müziği'ni
çok seviyorum» diyor Esmeray. «Herkes tür değiştirip arabeske
yöneliyor... Ben sanat müziği söylemeyi yeğledim. Hazırlamakta
olduğum plakta üçü yeni beste olmak üzere beş sanat müziği
şarkısı var. Bunların göreceği tepkiye göre kendime yön
vereceğim. Bu uzunçaların evdeki çalışmalarında Bilgen gerek
bilgisiyle, gerekse utuyia bana çok yardımcı oldu. Şimdi de
çalışmaları sürdürüyoruz... İlerde belki de birlikte sahneye
çıkarız.»
Şimdi size Esmeray'ın
bir süre önce taşındığı yeni evden söz edelim. Boğaz'ın
Anadolu yakasında yüksekçe bir tepe üzerine kurulmuş, bahçesi
çeşitli çiçeklerle bezenmiş şirin bir site görünümünde.
Evin içi ise alabildiğine büyük... Çalışmalar nedeniyle sık
sık Esmeray'a gelen Bilgen Bengü, burada huzur bulduğunu
belirtiyor ve şunları söylüyor:
«Bizim ev de Boğaz'da
ama deniz görmüyor. Üstelik de çok küçük. Sanki bütün
eşyalar üst üste. Böyle deniz manzaralı, bahçeli ve geniş bir
ev görünce hayran oldum. Eğer burada boş ev bulursam hemen
taşınabilirim.»
Kimbilir, bir de
bakmışsınız sanat alanındaki bu yardımlaşma komşuluğa
dönüşüvermiş...(diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder