Genç
kız bahçenin güneşli bir köşesine oturmuş, elinde kocaman bir
yoğurt kasesi, kaşık kaşık yoğurt yiyor, yorgun ve dalgın
gözlerle etrafını seyrediyordu...
Üzgündü, yorgundu
Yeliz... Söyle, diğine göre, «Bu Ne Dünya Kar. deşim», «Gönlüm
Seninle», «Yanakların Çiçektir» «Kahpe Felek» ve «Kimbilir»
adlı plakları çok tutulmuş, yüz binleri bulan bir satış
grafiği çizmişti. Bazı plak şirketleri hiç satmayan ya da
masrafını zor kurtaran plaklara ve sanatçılara bol keseden altın
plak dağıtıyor, bu da Yeliz'e zor geliyordu. «Neden altın
plaklarımı vermiyorlar?» «Neden?» diye soran Yeliz,
Unkapanı’ndaki Plakçılar Çarşısı'nın karışmasına da
neden oluyordu. Çünkü Yeliz plak şirketi ile ihtilafa düştüğü
an hemen devreye girip, Yeliz’i transfer etmeye kararlı pusuda
bekleyen plak şirketleri de vardı. Yeliz’in 4 altın plak
istediği Yankı Plak Şirketi sahipleri Atilla Cilambol, Kadir
Demirtürk ve Ali İhsan Oral ise tüm bu olup bitenlere karşı şu
ortak açıklamayı yapıyorlardı:
Evet Yeliz’le plak
firması arasındaki altın savaşında son durum böyle. Yeliz «4
altın plak» diye diretiyor, şirket «Vesile olursa 2 tane,
vereceğiz» diyor. Bekleyelim ve görelim kim galip
çıkacak?...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder