KADİR İNANIR'LA Yıldız Parkı'ndayız... Beyazperdede son yılların en
tutulan jönü... Son kuşağın yetiştirdiği, Ayhan Işık'ların,
Cüneyt Arkın'ların ardından gelen kuşağın halen zirvede
dolaşan ismi...
Acaba
ne düşünüyor Kadir, aşk konusunda ve kadınlar hakkında? Bu kez
erkek erkeğe konuşuyoruz Kadir'le. Sözünü sakınmadan söylüyor
Kadir:
«Aşk,
flört, cinsel ilişki, evlilik... Önce bunları birbirinden ayırmak
lazım. Maalesef Türkiye'de bunların hepsi birbirine çok
karıştırılıyor...» Belli ki eski anılar canlanıyor Kadir'in
gözünde:
«Ben
sana aşığım... denir hemen çabucak... Nerden aşıksın, nasıl
aşıksın? Dünya tarihinde sayılıdır aşklar. Leyla ile Mecnun
gibi, Ferhat ile Şirin gibi, Romeo Juliet gibi... Aşk o kadar kolay
mı? Ne kada ucuza kullanılıyor bu kelime.
Ve
devam ediyor Kadir, nelerin nasıl karıştırıldığını
anlatmaya, belli ki çok çekmiş bu tür karışıklıklardan...
«Bizde
alışkanlık sevgiyle, dostluk flörtle, flört koyu bir aşkla
karıştırılıyor sık sık...»
-
Peki neden böyle oluyor? Biraz düşünüyor Kadir...
«Bu
işin en ana gerçeği, bizim toplum yapımızdan kaynaklanıyor..
Ataerkil bir toplum kökenimiz var. Feodal da demek mümkün buna...
Erkeğin kadını bir eşya, bir mal gibi gördüğü bir toplum
yapısı yaşamışız yıllarca...
«Kadın, çocuk
doğurmak, yemek pişirmek ve erkekleri tatmin etme aracı olarak
görülmüş uzun süre ve hala da böyle görünebiliyor... Üstelik
bu anlayış kadınlarda da ortaya çıkınca iyice karışıyor
işler. Kadınlar kişiliklerini bile bulmadan, hatta aramadan
kapılıp gidiyorlar aşk diye... Sonu da çoğunluk hüsran
oluyor...»
-
Peki nasıl olmalı bu ilişkiler Kadir?
«Çağa
uygun olmalı, çağın gerçeklerine göre olmalı...»
-
Çağa uygun derken ne demek istiyorsun?
«Bizde kadın işin
fotoğrafı, dış görünüşü haline getiriliyor. Halbuki kadın
sorumlulukları erkeklerle eşit olan, zekaca ve bilgice erkeklerle
eşit olan bir varlıktır. Çağ bunu söylüyor. Üstelik
ispatlanmış bir şey bu. Nice ülkeleri kadınlar yönetiyor bugün.
Bugünkü yerleşik anlayışlar çağa uygun bir şekilde değişmek
zorunda, nitekim değişişiyor da yavaş yavaş.»
Sonra
biraz duruyor Kadir... «Ancak insanlar ne kadar düşünseler de,
özellikle bizim gibi toplum tarafından denetlenen kişiler,
toplumun değer yargılarının, yerleşik yargıların üstüne pek
fazla çıkamazlar, onu zorlayamazlar...»
-
Şüphesiz sana hayran birçok kadın vardır Kadir?..
Biraz
bıkkın bir şekilde başını sallıyor genç adam:
«Evet, ama bunların
pek çoğunda istismar amacı vardır, maalesef böyle şeyleri de
yaşadım. Gazetelerde, dergilerde çıkmak için, sosyal yaşamda
basamak olarak kullanılmak istendiğim oldu. İstismar
edemeyeceklerini anlayınca çoğunluğu çabucak biter bu tür
ilişkilerin...»
-
Peki Kadir, kadınlar senin için ne ifade ediyor?..
«Kadın
benim yaşamımda çok önemli bir şey. Kadınsız bir yaşam,
kadınsız bir dünya düşünemiyorum. Benim içimdeki güzel
duygular, sanatıma yön veren güzellik duygusu onlarla canlanıyor,
onlarla yaşıyor. Bunu hiçbir zaman inkâr edemem... Ama aradığım,
bulmak istediğim şeyler var...»
-
Mesela neler?
«Saygı
duyulacak bir kadın olmalı. Saygı duyulmayan kadının bana
vereceği bir değer yoktur. Kadın dediğin kültürlü olmalı, bir
topluluğa girdiği zaman söyleyecek şeyi olmalı, çağın
gidişinden, kendi kişiliğinden haberdar olmalı.
-
Sevgiyi ne anlamda kullanıyorsun?
«Bakarsın çok
acımasız bir sevgi olur. İnsanı boğar. 404 gibi yapışır
insana. Bu tür bir sevgi ilişkilerde dengesizlik yaratır. Biraz da
kadının kişiliksizliğinden kaynaklanır bu tür aşırı
tutkunluklar. Oysa kadın kitabını eline alıp bir köşeye
çekilebilmeli gerektiğinde, kendisine ait kişilikli bir dünyası
olmalı.»
«18
DEFA EVLENEBİLİRDİM, AMA...»
- Peki Kadir, evlilik
hakkında ne düşünüyorsun?
«Evlilik çok saygın
bir müessese. İnsan böyle bir ilişkiyi karşılıklı uzun süre
götürebilecek bir sorumluluğu, onun için gerekli saygı ve
sevgiyi duyabilmeli içinde.
«Şimdiye
kadar bir kadında aradığım şeyleri, hep değişik kişilerde
parça parça buldum. Eğer hepsini bir kişide bulsaydım, tamamen
olması da şart değil, biraz bulsaydım, çoktan evlenirdim...
«Eğer
her ilişkide hiç düşünmeden evlenmek söz konusu olsa, şimdiye
kadar 18 defa evlenirdim... Ama Belediye Nikah Memurlarının günahı
ne? Böyle düşünülmeden yapılan evlilikler hep mutsuzlukla
sonuçlanıyor. Ondan sonra hadi tekrar ayrıl, tekrar evlen. Evlilik
için uzun süren bir muhakeme devresi geçmesi gerektiği
kanısındayım...»
-
Kadir gönül konusuna bu kadar şartlı, bu kadar muhakemeli
yaklaşmak duyguları öldürmez mi, biraz katı olmuyor mu?
«Minibüslerin
arkasında bir laf yazar bazen, 'Bizi çekemediler / İp koptu'
denir. Düşünmeden girilen aşk ilişkileri böyle kopuyor işte...
Bunlara düşmemek gerek... Sonra yine toplumsal şartlardan
kaynaklanan ve kişilerin düşüncesine dayanmadan yapılan
evlilikler de var.. Örneğin hala görücü usulü kız alınıp
veriliyor. Sonra mutsuz evlilikler, sevgisiz yuvalar ve bu yuvalarda
yetişen çocukları düşünün... Yazık günah değil mi? Artık
bu konulara mutlaka çağdaş bir şekilde yaklaşmak zorundayız...
'Bu kadar ciddiye almaya değer mi, seversin gider' diyenler
çıkabilir, ben bunlara katılmıyorum...»
«Biz
toplum olarak biraz ortada kalmışız... Batılı mıyız, Doğulu
muyuz? tartışmasını sürdürüyoruz. Biz nerdeyiz? Televizyonda
gördüğü aşk ve sevgi ilişkisini gerçekleştirmeye kalkan
kızlar, babasından ya da ağabeysinden dayak yiyor bugün... Çağa
bir yanımızla yaklaşıyoruz, bir yanımızla hala karşı
çıkıyoruz... Bu çelişkiyi yaşayan bir toplumda kendi olgumuzu,
kendi değerimizi yaratmak zorundayız...
40
yaşında 7 çocukla tarlada ihtiyarlamış kadınlarımız varsa,
kadın haklarının hala teslim edilmediği bir ortam varsa, nasıl
olur da sağlıklı ve güzel bir kadın - erkek ilişkisi
bekleriz... Sevgi derken, aşk derken bunları da düşünmeli
bence...»
-
Kadının toplum içindeki yeri için ne dersin?
«Bir
sinema düşün... İçinde hep erkek seyirci olsun... Bence hiç
güzel değil. Ama kadınlar da olunca, orası çiçek tarlası gibi
olur, güzelleşir, bence toplumda da böyle olmalı işte...
«Çağa
yakın olmalı, belki tam eşit değil, ama cinsler arasında eşite
yakın, karşılıklı saygıya ve sevgiye dayanan kadın haklarının
da tanındığı uygar bi yaşam tarzı olmalı... Belki gerçek
aşklar da ancak o zaman yeşerir...»...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder