HERKESİN
yaşamında acı günler olmuştur. Hemen hemen herkesin, içi
sızlayarak, yüreği burkularak hatırladığı bir takım olaylar
geçmiştir başından. Yazgısını çizmek insanoğlunun elinde
değil ki, yalnızca mutlulukla dolu bir yaşam sürsün... Sonra
hayat bu, acı günler de olacak, tatlı günler de; önemli olan,
güçlüklere göğüs gerip, acılardan yılmayarak yaşamı zehir
etmemesi kişinin kendi kendine... Ama kimileri var ki, bir türlü
acıdan, mutsuzluktan kurtulamıyor, peş peşe gelen felaketler,
yıkımlar yakasını bırakmıyor. Sanki bu dünyaya yalnızca acı
çekmeye gelmişcesine gün yüzü göremiyorlar bir türlü.
İşte bunlardan biri
de Romy Schneider. Yıkımlar, acılar öylesine peş peşe geliyor
ki, daha birinin acısı dinmeden yüreğinde, bir başkası
başlıyor. Ne evlilikleri, ne de yaşadığı fırtınalı aşklar
ona aradığı mutluluğu veremedi. İki evlilik yaptı, ikisi de
yürümedi. Harry Meyen ile yaptığı ilk evliliğinde özlemini
duyauğu mutluluğu bulamamıştı. Bir evlilik daha yaptı güzel
yıldız.. Bu evliliği de uzun sürmedi. Kısa bir süre sonra
ikinci kocası Daniel Blacini'den de boşandı. Artık evlenmeyi
düşünmüyor, evlilik dışı ilişkilere giriyordu. Bu arada Alain
Delon ile de kısa süreli bir ilişkisi oldu Alman asıllı
yıldızın. Sık sık sevgili değiştirmesi artık pahalıya mal
olmaya başlamıştı Romy için. Bu kararsızlığın getirdiği
disiplinsiz yaşamı, pek cok kişinin «olağan dışı» olarak
nitelediği aşkları giderek ruh sağlığını bozuyordu.
Yaşadığı hayat, bir
zamanların en güzel kadını sayılan Romy'nin yalnızca ruh
sağlığını bozmakla kalmadı, artık beden sağlığı da
etkileniyordu bu durumdan... Nitekim çok geçmeden böbreğinden
rahatsızlandı. Giderek ilerliyordu rahatsızlığı; sonunda onu
sancıdan kıvrandıracak bir hale geldi. Hastaneye yatmaktan başka
çaresi kalmamıştı. Doktorlar «ameliyat şart» deyince, bıçağın
altına yolmak zorunda kaldı. İnsanı büyüleyen güzel vücudunda
ameliyat izleri taşıyordu artık Ama onu asıl üzen ne bu olmuştu,
ne de artık tek böbrekle yaşamak zorunda kalması. Onu kahreden en
yakın bildiklerinin davranışları olmuştu. Ne boşandığı
kocaları, ne de sevgilileri bir kez bile ziyaret etmediler onu
hastanede. Bir zamanlar bütün dünyanın peşinden koştuğu güzel
yıldız, yalnız kalmıştı şimdi. Geçirdiği ameliyat ve
uğradığı düş kırıklıkları sonucu, o efsanevi güzelliğinden
eser kalmamıştı üstelik. Güzelliği dillere destanken, kapısını
aşındıran film yapımcılarından hiçbiri ortalıkta görünmüyordu
bu kötü gününde.
Talihsiz
Romy'nin çilesi bununla da bitmedi. Kaderi bir oyun daha oynadı
ona, hem de şimdiye kadar oynadıklarının en kötüsü...
Dünyadaki en ağır, en dayanılmaz acıyı tattırdı bu kez ona:
Evlat acısını...
Evet, ilk kocasından
olan oğlu David, daha gençliğini bile yaşayamadan, arkasında
gözü yaşlı bir anneyi dayanılmaz acılarla başbaşa bırakarak
öldü. Kara haberi, geçirdiği böbrek ameliyatından sonra
dinlenmekte olduğu Paris yakınlarındaki evinde aldı Romy
Schneider Oğlu David, bir süre için büyükbabasının evine
gitmişti. Henüz çocuk yaşında olan David burada oynarken,
büyükbabasının evini çevreleyen ucu sivri demir parmaklıklara
düşüp, parmaklıkların vücuduna saplanmasıyla can vermişti
Bahtsız yıldızı, dost bildikleri bu en acı gününde de yalnız
bıraktılar. Oğlunun cenaze törenine bile gelmeye tenezzül
etmemişlerdi. David'in cenazesi 7 Temmuz'da sade bir törenle
kaldırıldı. Törene Alain Delon, David'in babası Harry Meyen,
Romy'nin ikinci kocası Daniel Biacini ile üvey kardeşi ve
karısından başka kimse katılmadı. Şimdi ünlü yıldızın
yakınları, bu birbirinin peşi sıra gelen dayanılmaz acılara
karşı artık Romy'nin direnme gücünün kalmadığını
söylüyorlar. «Yaşamıma anlam kazandırıyor» dediği oğlu da
ölünce, Romy'nin hayatı iyice anlamsız bularak artık yaşamak
istememesinden korkuyorlar Gerçekten de ünlü yıldızın gidişi
iyi değil, kurtuluşu intiharda bulması hiç de gözden uzak
tutulmaması gereken bir olasılık ne yazık ki...(diğer haberler
için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder