GÜNEY
İngiltere'nin sahil kenti Bournemouth’dan yedi yıl önce turist
olarak Türkiye'ye gelen Suna Yıldızoğlu, o gün bu gündür
ülkemizden ayrılamadı.. Bu yedi yıl içinde ise özel yaşamı
oldukça fırtınalı geçti... Bakın Türkiye'ye geldikten sonra
neler yaptı Suna Yıldızoğlu.
1975 yılında ilk
evliliğini bir Türk’le yaptı. Ancak aradığını bulamadı ve
aynı yılın şubat ayında ayrıldı. 1978’in Mart’ında sinema
sanatçısı Kayhan Yıldızoğlu ile İkinci evliliğini yaptı.
Aynı yıl Türk vatandaşı oldu. Bu arada «Şoför Mehmet» adlı
filmle sinemaya başladı. Hemen ardından «Bir Yürek Satıldı»
ve «Şıpsevdi» adlı TV filmlerinde rol aldı. Bir zamanların
İngiliz Sonja'sı artık Suna Yıldızoğlu olmuştu ve herkes onu
tanıyordu... Sinemadan film teklifleri yağıyordu. Bugüne kadar da
25 filmde başrol oynadı. Derken, Almanca, İspanyolca ve Fransızca
bilen sanatçı, şarkı söylemeye de başladı. Fiziği, sempatik
tavırları ve düzgün İngilizcesi ile söylediği şarkılar
beğenildi. Yeşil gözlü, sarışın sanatçı sonunda
Bulgaristan'ın sahil kenti Slançev Briag'da düzenlenen Altın Örfe
Şarkı Yarışması'na da katılarak Türkiye'yi temsil etti. Şöhret
merdivenlerini birer ikişer geçerek yükseliyordu. Ancak
yaşamındaki fırtınalar hala sürüyordu. Çetin Alp’le olan
aşkı su yüzüne çıktı... Her iki sanatçı da aşklarını
gizleme gereği duymadılar ve birlikte yaşamaya başladılar...
İşte
Suna Yıldızoğlu’nun Türkiye’deki yedi yıllık yaşamının
özeti böyle... Bugüne kadar yüzlerce röportajı yapılan Suna
Yıldızoğlu ile bir yenisini yapmaya karar verdiğimiz zaman,
sanatçı, «Konuşmam gerekiyor... Çünkü beni o kadar yanlış
tanıttılar ki, bunu düzeltmeliyim» diyordu. Yıldızoğlu ilk kez
iki konudan söz etmek istiyordu. Neden soyunduğunu ve yasak aşkını
anlatacaktı. Söze önce soyunmasının nedenlerini açıklayarak
başladı:
«Seni herkes 'Şuh
Kadın Suna' olarak tanımaya başladı... Bu yanlış izlenimi ise
kendi hatalarım doğurdu. Ben sahne çalışmalarıma başladığım
zaman Liza Minnelli'yi örnek aldım. Bu sanatçı show yapar, dans
eder, şarkı söyler ve soyunur... Ancak Avrupa'da kimse Uza
Minnelli'ye 'Şuh Kadın' demez. Ayrıca kimse ona başka gözle de
bakmaz... Ne var ki pek çok kişi yaptıklarımı yanlış
değerlendirdi. Böylece ben istemeden 'Şuh Kadın Suna'
kendiliğinden doğmuş oldu. Oysa ben şuh değil, çocuk ruhlu bir
kadınım. Beni çok yakından tanıyan dostlarım bunu bilirler...
Beni değişik bir kişilikle yorumlamalarına üzülüyorum.
Bazıları, 'Seks filmi çevirmeyecek mi?' şeklinde sorular
soruyorlarmış. Ben filmlerimde öpüşüyorum ama, bunu herkes
yapıyor. Filmlerde öpüşen her kadın sanatçı seks filmi
çeviriyor mu?
«Benim
'Şuh Kadın Suna' tipinin doğuşunda ikinci bir hatam daha var...
Bunu söyleyince, belki hepiniz güleceksiniz. Çünkü, insanları
kadın ve erkek olarak ayırmadan sevmek, hata değildir herhalde...
Ama benim bu tutumum hata oldu. Kadın, erkek ayırımı yapmadan tüm
arkadaşlarıma, tanıdıklarıma aynı içtenlikle davranmış
olmam, beni 'Hafif Kadın' olarak tanımalarına neden oldu. Şimdi
bu hatalarımı yavaş yavaş düzelteceğim...»
Suna
Yıldızoğlu sürekli konuşuyor. Yanımızda olan Çetin Alp de onu
dinliyor. Bir soru daha soruyoruz: «Soyunmama kararınızı verirken
bunda Çetin Alp’in etkisi oldu mu?» Suna Yıldızoğlu cevap
veriyor:
«Kayhan
Yıldızoğlu'ndan ayrıldıktan sonra bu etki kendiliğinden doğdu.
Çünkü insanlar bana başka gözle bakmaya başladılar... İşte o
zaman 'Şuh Kadın Suna'nın yaratılmış olduğunu gördüm...
Korku ve üzüntüyü bir arada yaşadım. İnsanlar beni yanlış
tanımıştı.»
Söz
dönüp dolanıp Çetin Alp'le olan aşklarına geliyor. İki aşık
göz göze geliyorlar. Gülüşüyorlar... Suna Yıldızoğlu
konuşuyor:
«Birbirimizi
sevmeseydik birlikte yaşamaya karar vermezdik. Geçende bir haber
gördüm. İkimiz de çok güldük. 'Suna ile Çetin sonunda
ayrıldılar' diye yazıyordu. Bu tür yalan haberleri neden
yazıyorlar, anlamak mümkün değil. Mutlaka bunu yazanlar da ne
yaptıklarını bilmiyorlar... Bizim sevgimiz gerçek sevgidir.
Varsın, bizim sevgimize 'Yasak Aşk' desinler... Ortada bir gerçek
var, o da birbirimizi deliler gibi sevdiğimizdir. İkimiz de çocuk
ruhluyuz. Bizi yanlış yorumlayanları da ciddiye almıyoruz, o
kadar...» Sözü gene Suna Yıldızoğlu alıyor ve son olarak şöyle
konuşuyor: «Yalnızca fiziğiyle ilgi toplayan boş bir kadın
olmadığımı kanıtlayacağım.»...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder