Ayten Alpman 4,5 ay önce yurda döndüğünde tekrar İsveç'e gideceğini
söylemişti. Sözünü tuttu. Ancak son ana kadar kararsızdı.
Hareketinden iki gün öncesinde hala «gideyim mi, yoksa gitmeyeyim
mi?» ihtimalleri arasında bocalayıp duruyordu. Neticede ilk
kararına uydu.
Önce
Ayten Alpman olarak tanınmıştı. Ayten Gençer olarak şöhretini
devam ettirdi. Ancak evliliğinin yanısıra şöhreti de sarsıntı
geçirdi. Kış sonunda yurda formda dönen Alpman gene formda olarak
İsveç'e gitti.
HER
TELDEN — Ayten Alpman şarkı söyler, piyano çalar. Bugün
dinleyici yalnız ses değil, artık hareket de istiyor.
TAM
yüz otuz beş gün önce İstanbul'un en büyük otelinde, daha önce
beraber çalıştığı İsmet Sıral ve orkestrasını beraber
dinlemiştik. İsveç'ten döneli bir hafta olmuştu. Birkaç gece
kulübünden aldığı çalışma teklifinin sonucu, orkestra kurmak
çabası içinde idi.
-«Dün
bütün gece aradığımız halde yalnız onu bulamadık,» diyordu
Alpman. «O» Hırant Lusikyan idi. Neticede Lusikyan'la anlaştılar.
Önce Nişantaşı - Topağacı'nda yeni açılan bir gece kulübünde
çalıştı. Onu dinleyenler iki yıl öncesinden daha iyi
buluyorlardı. Sesine hakimiyeti artmış, repertuarı gelişmişti.
-«İsveç'te
sevdiğim müzik stilindeki en ünlü sesleri dinlemek fırsatını
buldum,» diyordu. -«Mesela Ella Fitzgerald'ı, Ray Charles'i, Harry
Belafonte'yi. Bu arada bazı ünlü cazcılar ile arkadaş oldum.
Plak teklifleri aldım. Ancak Philips' in yöneticisi, dolduracağım
plak için orkestramızı yetersiz buldu. Ayrıca yeni bir stil de
istedi. Bu yöneticinin yeni stilden kastettiği tesadüfen dinlediği
Batı müziğine uygulanmış folklor müziğimizin bir parçası
idi. Türkiye'ye dönüşümde bu konuda çalışmalar yaptım.
«Kızılcıklar Oldu mu?» ile «Kara Tren» i hazırladım. Bu yeni
akımı her yönden destekliyorum. Ancak orkestralarımızın
hazırladıkları parçaların ritm yönü iyi olmakla beraber
aranjmanları kötü. İsveç'te plakta bana eşlik edecek orkestra
21 kişilik ve her bakımdan mükemmel.»
Ayten
Alpman yurdumuzda kaldığı 4,5 ay müddetince İstanbul'da üç
kulüpte şarkı söyledi. Bu arada Ankara'da Çubuk Barajı'ndaki
bir kulüple anlaştı.
Bu
gelişinde iki piyanisti çok beğendiğini belirten Alpman Selim ve
Ergun Özer kardeşlere hayran olmuş. Aynı kulüpte çalıştığı
Ertan Anapa'yı iyi şantör olarak işaret ediyor.
Müzik
hayatının yanı sıra İsveç'ten gelen sarışın, uzun boylu bir
genç ile gece kulüplerinde sık sık görülen Ayten Alpman, bu
davranışı ile dedikodulara hedef olmuştu. Ama onları yanılttı
ve sanıldığı gibi bu genç ile evlenmedi. Bir ara İsveç'e
gitmekten vazgeçmişti. Ama sekiz aylık bir kontrat onu bekliyordu.
28 mayıs cuma günü akşamı, fikir değiştirdi. 30 mayıs'ta
Yeşilköy'den ayrılan bir uçakla İsveç'teki «Parapetin» adlı
gece kulübüne doğru uçtu. Dört ay sonra da Stockholm'a, Strand
Hotel'e gidecek. Yurt hasreti daha uçağın ilk merdivenlerinde
başlamıştı bile. Ama ona yaptığımız bir teklif bir an bile
olsa onu sevindirdi. Avrupa'da kaldığı müddetçe mecmuamız adına
ünlü müzisyenler ve Türk orkestraları ile röportajlar yapacak,
sizler için enteresan müzik haberleri yollayacak.
-«Şimdi
vazifelerim daha güçlü. Yeni mesleğimde bütün okuyucularıma,
eskisinde de bütün dinleyicilerime saygı ve sevgiler,» dedi ve
Ayten Alpman sıcak bir mayıs pazar'ında uçtu, gitti...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder