ÇUKUROVA
cayır cayır yanıyordu. Bunaltıcı sıcak, insanda adım atacak
mecal bırakmıyordu. Kendini bir parça gölgelik bir yere atan
paçayı kurtarıyordu. Ama Adanasporlu futbolcular için sıcaktan
şikayet etmek bile söz konusu değildi. Denizin bütün
serinliğiyle insanı çektiği bir günde onlar koşuyor, terliyor,
antrenörlerinin verdiği taktikleri uygulamaya çalışıyorlardı.
Kazanmak zorundaydılar. Futbol liginin kıran kırana mücadele
ortamında bunca hafta zorluklarla dolu çemberi yarmışlar, puan
cetvelinin üst sıralarına yerleşmişlerdi. Şampiyonluğa oynamak
kolay değildi. Bir bedeli vardı. Çok çalışmak gerekiyordu,
durmadan, yılmadan, bıkmadan çalışmak, ka. zanmak, futbolda
güneyin gücünü ispatlamak zorundaydılar. Artık ter akmıyordu
bedenlerinden, sular bosalıyordu. Ama onlar daha çok
çaIışıyorlardı. Başarı biraz ötedeydi. Bu güzel meyveyi
oturduğun yerden kolayca koparabilmek mümkün değildi. AdanalIlar
için altın değerindeki bu meyveyi yiyebilmek için amansız bir
mücadeleyi göze almak zorunluydu. Adanasporlu futbolcular durumun
farkındaydılar. Bu yüzden de bütün varlıklarını yeşil sahada
bırakıyor, canlarını dişterine takarak çalışıyor,
çalışıyorlardı...
Adana'ya
geldiğimizde ilk işimiz Adanaspor'un kampına gitmek olmuştu.
Tanık olduğumuz manzara bizi bir hayli heyecanlandırdı. Bunun
nedenlerini düşündük. Daha geçen yıl Adanaspor kümede kalma
mücadelesinin İçindeydi. Bu yıl ise, şampiyonluk hesaplarının
gururunu yaşıyor. En azından Avrupa kupalarına katılabilmenin
heyecanını yaşıyor. Adanaspor bir yıl içinde büyük bir
değişim geçirmişti. Geçen yıl ligin sonlarında çırpınan bir
takım, nasılı olmuştu da, bir yıl sonra dev adımlarıyla
ilerlemiş ve büyük bilinen takımların korkulu rüyası haline
gelmişti? Güneyin bu sıcakkanlı insanları bir patlamayı
gerçekleştirmişlerdi. Bunun bilin, cindeydiler. Başkanından,
şimdi ayrılmış da olsa, takımın babası sayılan antrenörleri
Gündüz Tekin Onay'a, futbolculardan Adana'nın tüm esnafına,
yaşlısına gencine, gelinine, anasına kadar bütün Çukurovalılar
bu gerçeğin farkındaydılar.
«ADANASPOR
İÇİN DUA EDİYORUM»
Kentin
meydanında dolaşırken, parkta yaşlı, başörtülü bir hanım
teyzeyle karşılaşıyoruz. Bankın birinde oturuyor. Belli ki,
yorulmuş dinleniyor. Yanına yaklaşıyoruz. Adanaspor için ne
düşündüğünü sorduğumuzda ilkin şaşırıyor. Yüzümüze
bakıyor, «Nereden çıktı şimdi bu soru?» gibilerden. Sonra
sakinleşiyor ve tatlı, yüzümüzü okşayan bir sesle ve güneyli
lehçesiyle yavaş yavaş anlatmayc başlıyor:
«Ah
benim güzel oğlum. Biz eskiden futbol mu bilirdik? Biz de çocuk
yetiştirdik. Çocuklarım fırsatını buldular mı, kaçarlar
mahallemizin boş arsasında hava kararıncaya kadar bir topun
peşinden koşturur, lardı da, babaları akşam bir güzel
benzetirdi onları. Kızardık hep. Ne varmış bu topta ki, peşinden
koş. turup duruyor bu çocuklcr derdik. Meğer bu bir oyunmuş. Hem
de esaslı bir oyun. İstikballerini körel. tecekler diye korkardık
toptan, ama şimdi öyle değilmiş. Tonla para da varmış bu
işte. Hem hafta sonu geldi mi, evimizin bütün erkekleri doğru
maça. Adanaspor galip geldi mi, sen bizim evdeki şenliği gör.
Herkes, bütün mahalle onu konuşuyoruz. Bizim komşu çocukları da
top oynuyor. Tanıdık AdanalIlar. İsmail var. Kayhan var. Ahmet
Ziya bizim buralı. Sonra iki tane de Mustafa'mız var. Bunlar hep
bizim çocuklarımız. Ben maça gitmiyorum. Ama her hafta sonu
çocuklarımız için dua ediyorum. Beş vakit namazımda onların
duasını eksik etmiyorum. Trabzonsporla bir maç yaptı bizim
çocuklar. Sen o zaman görecektin bu Adanayı. Yer yerin, den oyncdı
vallaha. Kazandılar mı hoşumuza gidiyor işte. Ne de olsa bizim
çocuklarımız işte...»
Adana’da
büyük maçlar öncesi hele tam bir bayram yerine dönüyor ortalık.
Sanki şu oyunu 11 kişi değil de, milyonluk nüfusuyla bütün
Adanalılar oynuyor. Hele maç sırasında futbolcuların yaptıkları
hataları öyle güzel eleştiriyorlar ki.. «Ah Bora o gol kaçırılır
mıydı?», «Pas ver, şahsi oynama», «Boşa kaçın, boşa»
«Geri dörtlü aksıyor, aman ha! Hiç yoktan gol yemeyelim» vs...
vs... Bütün Adanalılar maç boyunca hem spiker, hem eleştirmen,
hem teknik direktör. Çünkü takımlarını seviyorlar. Takımın
başına gelen bir felaket onların başına gelmiş gibi sanki...
Adanaspor bütün bu sevimli, Çukurova yanığı sıcakkanlı
insanların her şeyi. Gündelik sohbetlerinin bile beş konusu
Adanaspor. Bora ne yapmış, İsmail neden bu hafta formda değilmiş
vs. Futbolcuların her hareketi, her davranışı onlar için bir
muhabbet konusu. Kendi çocukları ancak bu kadar ilgilendirir bu
insanları.
SEVİLEN
BAŞKAN
Bilmem,
herkese bu kedar sevilmek nasip olur mu? Adanaspor kulübü başkanı
Müslim Toprak istisnasız herkes tarafından sevilen bir isim.
Kesenin ağzını da açmış. Adanaspor'un her şeyi Müslim Toprak.
Konuştuğumuz herkes, başarılı antrenör Gündüz Tekin Onay’la
birlikte başkanın da Adanaspor'un başarısında büyük rolü
olduğunu söylüyor. Adanaspor'da başkanlık hizipleri filan yok.
Onlar tek bir yürek, tek bir bilek gibi başkanları Müslim
Toprağın etrafında birleşmişler. Başarılarını kanıtlamak
için dört nala koşuyorlar.
«TAKIMDIK,
KULÜP OLDUK»
Başarının
formülünü araştırırken Gündüz Tekin Onay bize can alıcı
cümleyi söyledi:
«Adanaspor
bir takımdı. Biz çaIışmaya başladığımızda ilk hedefimiz bu
takımı kulüp haline getirmek oldu. Sonuçta Batı’da bile
imrenilecek bir tesis oluşturduk. Bu bize güç, moral ve güven
kazandırdı. Beslenme, dinlenme, kamp, boş zamanları değerlendirme
gibi futbolun ihtiyaçlarına cevap verebilecek hale geldik. Sahadaki
başarının ardında mutlaka saha dışı etkenler gizlidir. İşte
biz başarıyı önce bu alanda kazandık. Geçmiş sezonun görüntüsü
çok kötüydü. Kümede kalma mücadelesi veriliyordu. Bu acıklı
durum Adanaspor'u bazı tedbirler almaya, yenilikler uygulama, ya
yöneltti. Böylece takımda revizyon gereği duyduk. Transferlerle
takımın mevcut yapısını bozmadan takviyeli bir kadro oluşturduk.
İnançlı, ahlaklı ve kulübümüzün prensiplerine uyum
sağlayabilecek oyuncuları tercih ettik. Çok olumlu bir hazırlık
dönemi geçirdik. Başarılı hazırlık maçlcrı yaptık. Belirli
bir oyun düzenlemesi yanında, değişik oyun düzenine adapte
kabiliyeti yüksek olan oyuncularla takımı teşkil ettik. Yüksek
performansımız ligin başarılı geçeceğinin ilk müjdecisiydi.
Nitekim ligin ilk yarısında 4 hafta liderliği sürdürdük. Şu
sıralarda da ligin üst sıralarındayız. Sevinçliyiz, çünkü
mütevazi fakat inançlı bir Adanaspor yarattık ve bunu Türkiye'ye
duyurduk.»
İşte,
böyle anlatıyor Gündüz Tekin Onay bir yıl içinde köklü bir
değişikliği gerçekleştirerek Güney Mucizesi’ni yaratan
Adanaspor'u...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder