PAVYONLAR,
pavyonlar ve barlar... Ersen 1963’den 1970'e kadar tam 7 yıl
süreyle sahneye çıktığı yerleri düşünüyordu. «Ersen»
olmak için çalıştığı yerler bir bir gözlerinin önünden
geçiyordu genç sanatçının...
«Sene 1963...
Asmalımescit'de Meksiko Bar'da müzik hayatım başlıyor. Meksiko
Bar... 20 basamak merdivenle yerin dibine iniyorsun, küf ve alkol
kokularının arasına... Yaşım 16, o yıllarda çiçeği burnunda
bir delikanlıyım. İlk sahne sınavımı bu barda, babamın bin
altı yüz elli liraya aldığı elektro gitarla verdim. Mavi Bar
Sokağı'nda Çağlayan Pavyon'da geçen seneler. 'Gitarist- şarkıcı
Ersen Dinleten', Asmalımescit'den Tünel'e, Tünel'den
Galatasaray'a, Galatasaray'dan Taksim'e kadar körpe ciğerlerime
ayyaşların alkol kokusunu çeke çeke geçti gençliğim.»
«Gecede
15 lira alıyordum. Topluluğumuzu bir davulcu, bir akordioncu ve
gitarist şarkıcı olarak ben oluşturuyorduk. Pavyon localarından
topladığım bahşişlerle 25 liraya çıkartıyordum geceliğimi.
21.30 da başladığımız program, ertesi sabah saat 5'e kadar
sürüyordu.»
«1969 yılının son
ayında Moğollar ile birleştim... Artık rahatlamıştım. Ancak
şimdi Ersen olmaya başlamıştım. Rutubet ve küf kokuları
ciğerlerime işlemişti ama, içimde bitmez tükenmez bir hırs beni
gizliden gizliye kemiriyordu. En iyiler arasına girerek, müzikte
parmakla gösterilmek istiyordum. Önce 'Dertli Kaval', ardından
'Kozan Dağı' parçaları ile Ersen adını herkese duyurmayı
başarmıştım.
«Ancak
pavyonlarda ve barlarda geçen ilk gençlik yıllarımı hiç
unutamıyorum. Tam 7 yıl pavyonlarda, barlarda süründüğüm o
yılları düşündükçe, içime bir burukluk çöker ki, bunu
kelimelerle anlatmama imkan yok...»
Konuşmaya başladığı
andaki hareketliliği yavaş yavaş kayboluyordu... Sözcükler ağır
ağır dökülmeye başlıyordu dudaklarından... Sonra sustu... Yine
geçmişini düşünüyordu Ersen. Pavyonları, barları... Aslını
inkar etmeyen Ersen, belki de düşüncelerinde hala localardan
bahşiş topluyordu...(diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder