Renkli
bikinisinin askılarının düzeltip, yan gözle bize baktı:
-
Nasıl beğendiniz'mi? Kendim diktim... Tam kırk liraya çıktı...
Beyoğlunda'ki mağazalarda 150 liraya satılıyor. Sonra
becerikliliğinde emin olarak, koca plaj çantasından, havlu gömlek
ve mini bornoz çıkarttı... Hepsi kendi el emeğinin eseri idi.
-
Aslında hiç cimri değilimdir ama, bir mayoya 150 lira vermeye
kıyamıyorum, diyordu...
Geniş
bir bahçe içerisinde, güneşlenen Nuran Aksoy, işte böylesine
tutumlu olmuştu. Oysa sinemaya ilk girdiği, günlerde parayı para
olduğu için harcıyor ve yarını düşünmüyordu. Bunu
söylediğimiz zaman:
-
Köprülerin altından çok sular aktı, dedi. Bugün kadar tam 16
tane film çevirdim. Fakat sinemaya girdiğim günden bu yana iki ay
hiç çalışmadan boş boş oturduğum, zamanlar oldu... Hele bir
ara o kadar bunaldım ki, sinemayı bırakıp, yeniden Almanyaya
gitmeye karar verdim.
Sonra
işleri düzelmiş ve bu kararından caymıştı, genç kız...
-
Şimdi kazandığımı bankaya yatırıyorum, diyordu. ''Sinemanın
nankör meslek olruğunu söyliyenlere artık inanmaya başladım.
İlk işim biriktirdiğim paralarla bir kat almak olacak... Ondan
sanra da, bir küçük araba. Şöyle spor tarafından cici bici bir
şey...''
-
Sonunda da evlenirsin herhalde...
Dudaklarının
ucu ile gülüyor... Ne gözlerinde bir parıltı var ne de
yanaklarında gamze... Sanki acı bir şey yemış'te gülümsemek
zorunluğunu hissetmiş gibi...
-
Evlilik çok uzakta, diyor... Sinemanın çok ötesinde...
Aksoy'a
göre mutlu bir evlilik sinemanın dışında mümkün olurmuş... Ve
onun için genç kız, evleneceği zaman sinema ile tüm ilgisini
keser, yalnızca evinin kadını olmaya çalışırmış... Fakat
bunların yanında, evlenmeye hiç mi hiç niyeti yok Nuran'ın...
Bugüne kadar bir dolu aşk yaşamış. En realistinden, koyu
romantizm düşkününe kadar bir sürü erkek tanımış... Ama
yinede aradığı mutluluğu bulamamış... Çünki, erkekler ne
kadar romantik olurlarsa olsunlar, yine de Nuran'ın inceliğine
hassasiyetine inemiyorlarmış. İşte bu yüzden de, kendi tabiri
ile:
-
Başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiş...
Şimdi
bütün romantik aşklara, paydosa demiş, genz kız. Bundan böyle,
çalışacak didinecek ve eline geçen parayı, doğruca bankaya
yatıracakmış... Ondan sonra da, dediği gib, bir katla arabasını
altına çekecekmiş... (diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder