Elvan
Sevil mutlu bir ev kadını artık. Recep Kaymak ile ondört yıllık
evliliğinde bir an olsun gülmediğini belirten sanatçı uzaktan
akrabası Gündüz Uysal ile ikinci kez nikah masasına oturduğundan
beri neşesinden geçilmiyor önüne gelen bekarlara da “Hadi
evlenin, evlilik çok güzelmiş” diye tutturuyor. İşte uzun
süredir nikahsız aşklarını koruyan Orhan Gencebay'la her
fırsatta “Allah huzurunda karımdır” dediği Sevim Emre'yi
yakaladığında da aynı öneriyi sohbetlerine getirdi. “Ben
ikinci kez defteri imzaladığım günden beri yaşadığımı
anladım. Beraberliğimiz resmiyet kazanınca video şirketimdeki
müşterilerimin bile sayısı arttı. Eller gelin oluyor da siz hâlâ
oturuyorsunuz. Hadi artık müjdeyi verin” diye onları evliler
kervanına çağırdı...(diğer haberler için aşağıdaki linke tklayın)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder