Ana içeriğe atla

Kayıtlar

John Travolta Bunalımda

Değişik saç stili ve danslarıyla tüm gençliğin hayranlığını kazanan ünlü şarkıcı John Travolta, son günlerde gördüğü ilgiyi kaybedince, büyük bir bunalım içine düştü. Tüm dünyada Travolta'ya bir müzik ve dans ilahı olarak bakılıyordu. Genç kızların gözü ve kalbi Travolta'daydı.. Bir zamanların ünlü topluluğu Beatles'in yerini tutacağı sanılan John Travolta , hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı. Çevirdiği son filmlerin de umulan ilgiyi görmemesi üzerine, sanatçı film çalışmalarına da ara vermek zorunda kaldı. Meslek hayatındaki bu başarısızlıklar, sanatçının bütün hayatını etkiliyor. Son sevgilisi de şarkıcıyı terk edince, iyice içine kapanın Travolta'nın nasıl toparlanacağı merakla bekleniyor. Son sevgilisi de şarkıcıyı terk edince iyiden iyiye karamsarlığa kapıldı ünlü şarkıcı. Yeni bir atılım için de pek bir çaba gösterdiği yok... (diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın) Tozlumagazin

Nurhan Damcıoğlu, Kayıp Aranıyor'da

Ünlü hikayeci Sait Faik'in aynı adlı eserinden TV’ye uyarlanan «Kayıp Aranıyor» adlı dizinin çekimleri geçtiğimiz hafta içinde Burgazadası’nda başladı... Dizide «Balıkçı Cemal’e aşık olan Konsolos Kızı Nevin» rolünü Nurhan Damcıoğlu 'nun oynaması kesinleşince, yönetmen Safa Önal ve Ankara TV'si yapımcılarından Tanju Turunç, derin bir nefes aldı. Kocası Ercan'la birlikte Burgazadası’ na gelen Nurhan Damcıoğlu diziyle ilgili olarak şöyle konuştu: «Ben bir Sait Faik hayranıyım... Safa Önal bu dizide 'Nevin' rolünü oynamam için teklifte bulunduğu zaman hiç düşünmeden kabul ettim. Gerçekten önemli bir rol. Bu nedenle de riskli... Başarılı olursam, çok iyi olur... Ancak başarısızlık da çok büyük olur. İki aydır sahne çalışması yapıyorum. Tek düşüncem, kabul ettiğim rolü başarıyla oynayabilmektir.» Yaklaşık 2.5 milyon liraya malolacak dizi, siyah-beyaz olarak filme alınıyor. Ekim ayı içinde 50’şer dakikalık 4 bölüm halinde ekrana geleceği söylenen dizinin yapımc...

Yalçın Gülhan Kadın Tüccarı Oldu

Film setinden içeri girdiğimizde Sevda Karaca tüm hiddetiyle bağırıyordu Yalçın Gülhan'a . «Beni sattın, kumara bastın. Nasıl yaptın bunu, nasıl?..» Ve Sevda Karaca tüm şiddetiyle Yalçın Gülhan’a tokadı patlatırken yine haykırıyordu: «Hayatımı mahvettin aşşağılık, mikrop............» Tokadı yiyen Yalçın Gülhan'da en ufak bir kıpırdama bile yok. Yalçın Gülhan bu filmde bir kadın tüccarını, kelimenin tam anlamıyla Soğukoluk'taki bir randevuevi sahibini canlandırıyordu. Gülhan, birden Sevda'nın omuzlarından tuttu ve tüm gücüyle onu geriye, adamlarına doğru itti ve, «Atın bunu, kapatın Melahat’ın evine. Sabah akşam çalışsın, orada para bassın bana para...» dedi. Üç kişi Sevda’yı yerlerde sürükleye sürükleye götürürlerken. Sevda bir yandan ağlıyor, bir yandan da bağırıyor vargücüyle... Gitmemek, kötü yola düşmemek için direniyor. Ve Sevda'yı döve döve, tekmeleyerek, sürükleyerek götürüyorlar. Ama feryatları duyuluyor hala: «Beni kötü yapamazsınız! Beni...

İbrahim Tatlıses'in Acı Günü

Yıl 1974... İbrahim Tatlı karacı olarak askerlik görevini yapmaktadır... O yıllar için sanatçı, «Hayatı özümseme dönemim askerlikte başlamış ve yaşamın gizlerini, insanları tanıma olanağını bu kutsal ocakta bulmuşumdur» diyor.. Artık tam bir profesyonel sanatçıdır o... Gece oldu mu eline sazı alır, türküler söylerdi koğuşta... Geniş bir dinleyici kitlesi, yeni silah arkadaşları doyumsuz bir dikkatle kendilerine seslenen bu delikanlıyı dinlerdi... Olağanüstü bir gırtlak yapısı ve etkileyici bir sesi vardı İbo'nun... Hele hele dinleyicileri ara. sına subayların da katıldığını görünce o, daha bir içten vururdu sazının tellerine ve daha bir yürekten haykırırdı Anadolu ezgilerini... Urfa'dan ayrı düşeli aylar olmuştu... Bazı haftalar şehir İznine çı. kıp, sinemaya giderdi... Yerli filmlerin tekini dehi kaçırmak onu üzerdi... Öylesine düşkündü Türk filmleri ne ve Türk sanatçıalrına... Bazı haftalarda arkadaşlarının pazar iznine gitmelerini fırsat bilerek yalnız kalmayı yeğl...

Cihan Ünal Şart Koştu

TV'nin başarılı IV. Murat'ı Cihan Ünal da sonunda pek çok meslekdaşı gibi istifayı basıp, sinemaya geçmeye karar verdi. Devlet Tiyatrosu'nun başarılı oyuncusu artık Yeşilçam'ın başrol oyuncularından biri olarak yeteneğini ortaya koymak için çaba harcayacak... Cihan Ünal, sinemaya geçmeye karar verdikten sonra ilk sözleşmeyi Gülşah Film'in sahibi Selim Soydan'la imzaladı. Sonbaharda ilk filmine başlayacak olan Cihan Ünal, bu sözleşmeyi imzalerken bir de şart öne sürdü. Çevireceği filmlerde başrolü mutlaka Hülya Koçyiğit ile paylaşacaktı... Tabii bu isteği Selim Soydan tarafından kabul edildi. Sanırım önümüzdeki yıllarda Hülya Koçyiğit - Cihan Ünal ikilisini sinemada bol bol izleme olanağı bulabileceğiz. (diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın) Tozlumagazin

Lady Diana'nın Evlenmesini İstemiyorlar

Bir İngiliz gençlik dergisinin yaptığı araştırmaya göre, İngiliz gençliği Lady Diana 'nın, Prens Charles ile evlenmesini sanıldığı gibi sevinç ve memnuniyetle karşılamıyor. Aksine, ankete cevap veren gençlerin büyük bir çoğunluğu, Lady Diana'nın durumunun hiç de imrenilecek bir şey olmadığını ileri sürüyorlar. Hatta genç kızlar arasında, «Lady Di, genç yaşta intihar ediyor» diyenlere de rastlamak mümkün... İsterseniz İngiliz gençlerinin müstakbel kral ve kraliçeleri hakkında ne düşündüğünü yine kendi ağızlarından dinleyelim. Ankete verilen cevapların bazıları şöyle... Viktoria Scarmid (17 yaşında - Kütüphanecilik öğrencisi): «Kendimi bazen Lady Diana'nın yerine koyuyorum da, acaba böyle bir evlilik bana teklif edilse kabul eder miydim diye düşünüyorum. Doğrusunu isterseniz buna pek de olumlu cevap veremiyorum. Bir defa insanın kendi istediği gibi yaşaması mümkün değil... Görmüyor musunuz daha şimdiden Lady Diana ne giyse hemen basında konu oluyor. Herkes karışıy...

Orhan Gencebay'ın Spor Tutkusu

Spor adaleyi güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda beynin bütün fonksiyonlarını da güçlendirir, dolayısı ile iradeyi ve mantığı sağlamlaştırır.» Orhan Gencebay birbirinden ağır halterleri kaldırır, bisiklette pedal çevirip ter atarken, bir yandan da bunları söylüyordu. Sanatçının periyodik spor çalışmasını yaptığı aletli jimnastik salonunda bir yandan resim çekiyor, bir yandan da spor üzerine söyleşiyorduk. Orhan Gencebay, pek çok sinema sanatçısında bile olmayan atletik bir yapıya ve fiziğe sahipti ve bunu sürekli spor yapmaya borçlu olduğunu söylüyordu. Sanatçı sporla çocukluk yıllarından bu yana devam edegelen ilişkisini şöyle anlattı: «Samsun'da ortaokul ve lise sıralarında 5-6 yıl aralıksız vücut estetiği ve güreş çalıştım. Kondisyonum çok iyiydi. O yıllarda biraz da Jiu-Jitsu çalıştım ama, o zamanlar Uzakdoğu sporları ülkemizde henüz çok yeni idi. Bu yüzden o yönde pek fazla gelişemedim. Her zaman çok yürür ve çok koşardım. Bu, sadece bana özge bir davranış değildi....

John F. Kennedy'yi Öldürdüler

Yıl 1963... Amerika Birleşik Devletlerinin genç, yetenekli, dinamik ve hemen bütün dünya için barış ve silahsızlanmanın sembolü haline gelen başkanı John F. Kennedy, Dallas şehrine yaptığı bir ziyaret sırasında vurularak öldürülmüştü. Bütün dünyada nefret uyandıran bu cinayet, üzerinden tam yirmi yıl geçmesine rağmen belleklerde taptaze yaşıyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde bu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen, Kennedy'nin ölüm yıldönümü için yapılan törenler gerçekten etkileyici. Üç tane TV dizisi, 6 kitap, 2 tiyatro çalışması, dört araştırma, gazetede çıkan yüzlerce yazı, haber... Aslında Amerika için Kennedy bütün iyi ve yapıcı fikirleri sembolize ediyordu. Özellikle ırk ayrımına, silahlanmaya karşı olması, her ne pahasına olursa olsun barışı savunması -ki bunu hayatıyla ödedi- insan olarak kişiliği onu yüzyıllar geçse de unutulmayacak bir şahsiyet haline soktu. Kennedy için yapılan filmlerin en ilgi çekicilerinden biri, hiç şüphesiz geçtiğimiz aylarda p...

Tarık Akan'ın Zor Seti

O sabah film ekibi «Gecenin Sonu» adlı filmin son sahnelerini çekmek için Eyüp ve çevresinde büyük bir şevkle çalışmaya başlamıştı... Tarık Akan ve Çiğdem Tunç'un başrollerini Ahmet Mekin 'le paylaştığı filmin yönetmeni Natuk Baytan etrafındakilere, «İnşallah artık kazasız belasız bu filmi tamamlar da rahat bir nefes alırız. Bu filmin çekimi boyunca şanssızlıklar ve terslikler bir türlü peşimizi bırakmadı» diyordu... Yönetmen Baytan haksız da sayılmazdı. Önce filmin kadın oyuncusu Seda Sayan «rolünün kısalığını öne sürerek» filmde oynamaktan vazgeçmiş, ardından filmin İzmir’deki sahnelerinin çekiminde de Tarık Akan bir kaza geçirip hastanede tedavi edilmişti. Ekip İstanbul'a döndüğü gün yeni kadın oyuncu Çiğdem Tunç sahne çalışmalarını öne sürerek gece çekimlerine katılmazken, gece çekiminden sonra minibüsle Küçükçekmece'deki evine dönen Ahmet Mekin iki takla atan minibüsten yaralı olarak kurtulmuştu. Ve çekimlere yeniden ara verilmiş Ahmet Mekin'in ayağa...

Banu Alkan Hikaye Anlatıyor

Tren karla karışık yağan yağmurun altında hızla ilerliyordu. Vakit akşam üzeriydi... Soğuk kjş günlerinin kısa geçen gündüzünden sonra akşam erkenden varmıştı. Trenin penceresinden bakan küçük kız, yaprakları dökülmüş ağaçların arasından tren yolu boyunca akmakta olan dereyi kolayca görebiliyordu. Küçük bir kus surusu derenin yatağı boyunca dolaşıyor, bulduklarını giyiyorlardı. Trenin gürültüsüyle havalandılar. Ama bu gürültü onları çok korkutmamış olacak ki, yeniden eski durumlarına geldiler, umursamazcasına yeniden bir şeyleri aramaya başladılar. Sonra tren bu görüntüyü gerilerde bıraktı ve yeni güzelliklere doğru koşmaya başladı. Bu kez de uzakta tepeler arasında kalmış bir köye takıldı gözleri. Sanki terkedilmiş, sanki kaybolmuş gibiydi O anda aklına bu köyde de kendisi gibi çocukların olabileceği geldi. Belki de çok iyi anlaşabileceği bir arkadaş bulabilirdi onların arasında. Annesinin sesiyle hayallerinden sıyrıldı. «Hadi» diyordu annesi. «Bir şey yemedin hala.» ...

İlyas Salman 2. Kez Baba Oldu

Röportaj yapmak için İlyas Salman 'ın bir süre önce aldığı Üst Bostancıdaki dairesinin kapısını çalıyoruz. Kapıyı Salman'ın annesi açıyor ve bizi içeri davet ediyor. Saat 11.00'i geçmesine rağmen yeni uyanmanın mahmurluğu içerisinde olan İlyas Salman, bize «Hoş geldiniz» diyerek doğruca kahvaltı sofrasına oturuyor. Evde her zamanki çalışma ve sessizlik hüküm sürüyor. İlyas Salman ile sahne ve film çalışmaları üzerinde sohbetimizi sürdürüyoruz. Sofrada, Salman'ın eşi Güleser, kızı, annesi ve erkek kardeşi oturmuş hem kahvaltı yapıyorlar, hem de konuştuklarımızı dinliyorlar. Bir ara yan odaya geçen İlyas Salman kucağında şirin mi şirin bir bebek ile karşımıza çıkıyor. Salman bizi daha fazla merakta bırakmadan konuya girerek müjdeyi veriyor: «Evet, ikinci kez baba oldum. Hem de bundan iki hafta önce, yani 24 Temmuz günü. Sizin gelmeniz büyük bir tesadüf oldu. Baba olduğumu ilk kez SES’e açıklıyorum.» Genç sanatçının yüzünden mutluluk akıyordu. İiyas Salman konuş...

Mahmut Hekimoğlu Şarkıcı Oldu

İlk kez İzmir Fuarı’nda sahneye çıkacak olan sinema oyuncusu Mahmut Hekimoğlu 'nu bu günlerde bir telaş aldı ki sormayın gitsin... İlk kez Fuar seyircisi önünde imtihan verecek olan Hekimoğlu, şimdi günde üç saat müzik çalışırken hir yandan da duvar afişlerini hazırlayan matbaa ile kıyafetlerini hazırlayan modaevi arasında mekik dokuyor. Sahnede arabesk okuyacak olan genç sanatçı çok iddialı: «Şimdi ne söylesem boş. Ancak sesimi bir kez dinleyenler beni piyasada adı ünlü arabeskçiye çıkmış bazı arkadaşlardan ayıramıyacaklar. Devamlı olarak müzik çalışmalarımı sürdürüyorum. Bu arada sinemayı da bırakmadım. Bundan sonra her yıl dört film çevirmeyi düşünüyorum.» İzmir Fuarı'nda hangi gazinoda sahneye çıkacağı ve gecede kaç bin lira bile henüz belli olmayan Mahmut Hekimoğlu, sahne hazırlığı için şimdi su gibi para sarfediyor... Müzik büyük boy afişler için şimdiye kadar bir milyon liraya yakın para harcayan Hekimoğlu, bunun sebebini şöyle açıklıyor: «Ben sahnelerde gidici d...

Türkan Şoray, Yılanı Öldürseler İle Perdede

«Kamera hazır...» «Akü nasıl kontrol ettiniz mi?.. Şaryoyu şuraya yerleştirin... Çocuklar reflektörleri hazırlayın... Şöyle, şöyle şu taraftan. Güzel... Erol Bey şurada durur musunuz?... Türkan Hanım bu kadraj nasıl?...» «Güzel... Bir prova yapalım... Evet, Erol Bey alt sokaktan koşarak gelip, bu taşın yanında duracaksınız... Evet... Oldu...» «Kaset bir, sahne üç, plan dört, çekim bir...» «Alanı boşaltın lütfen...» «Klaket... Evet hazır...» «Motor...» Evet, kimimize belki yabancı gelecek olan bu konuşmalar bir Yeşilçam filminin çekim öncesi çalışmalarını anlatıyor. Yalnız bu bildiğiniz Yeşilçam filmlerinden değil... Ne oğlan kör oluyor, ne de kız şarkıcı. Hatta, fabrikatörün kızı tamirci oğlana, zengin oğlan başı eşarplı, takma kirpikli fakir işçi kıza aşık falan olmuyor. Peki ne oluyor? Türkan Şoray 1,5 yıl aradan sonra kameranın hem önüne, hem de arkasına geçerek bir Çukurova destanını filme çekiyor... Hem yönetmenlik, hem de başrol oyunculuğu yapan Türkan Şo...

Adile Naşit, Uykudan Önce'yi Bırakıyor Mu?

Sıcak yaz günlerinin yaklaştığı şu sıralarda herkes gibi çocukların da içleri neşe doluyor. Hepsi soğuk kış aylarından sonra gelen ılık günlerin tadını çıkarma, ya çalışıyorlar. Bir süre sonra girecekleri denizin hayalini bile kurmaya başladılar artık. Ama mutlu saatler geçirdikleri yaz günlerinde onları üzen bir gün olacak. 30 Haziran. Çünkü takvimler o günü gösterdiğinde hepsinin çok sevdiği «Uykudan Önce» programı yaz tatilinin başlaması nedeniyle televizyonun aldığı karar üzerine kalkacak ve «Masalcı Teyzesleri son kez ekrana gelip onlara veda edecek. Artık o günden sonra küçükler akşamları çok sevdikleri masalcı teyzeleriyle birlikte olamayacaklar, sabırsızlıkla bekledikleri programı izleyemeyecekler. Bundan iki yıl önce ne güzel başlamıştı «Uykudan Önce». Akşamlan bu programda ekrana gelen Ergun Uçucu onlara masallar anlatıyor ve hoşça birkaç dakika geçirtmek için çalışıyordu. Daha sonra bu görevi Sungur Babacan-Meral Erbil İkilisi yüklenmiş ve aynı programda «Tonton Amca»yı...

Esmeray'ın Kendi Gibi Kıvırcık Dostu

«O, onu yapmış, bu bunu yapmış» diye sanatçıların çoğu birbirlerini yerken, Türk Hafif Müziği'nin kıvırcık saçlı iki şarkıcısı Bilgen Bengü ve Esmeray , omuz omuza verip yeni türleri Türk Müziği için birlikte çalışmaya başladılar. Bir yıldır Türk Müziği Konservatuvarı'na devam eden Bilgen Bengü, boş zamanlarında utunu aldığı gibi, doğruca Esmeray'ın evine gidiyor. Esmer tenli sanatçıya bildiklerini, öğrendiklerini aktarıyor... Esmeray da Bilgen Bengü'ye kendi bilgilerini anlatıyor. Sonra sıra geliyor şan dersine... Bilgen ut çalarken, birlikte şarkı söylüyorlar. Bu arada hata yaptıklarında da birbirlerini eleştiriyorlar. Yukarıda yazdığımız gibi, bu yıl konservatuvara başlayan Bilgen Bengü, dört yıl süreli bu okulda, eğitim görüp, sanat müziği konusunda tam bir bilgi sahibi olmaya kesin kararlı. «Eskiden beri sanat müziğine karşı büyük bir ilgim vardı. Bu türde etraflı bilgi sahibi olmak istiyordum. Ama bir türlü fırsat bulamıyordum. Bu yıl aradığım olanağı ...

Ferdi Tayfur'un Necla Nazır Aşkı

Minicik goncalı bir gül varmış... Aşıkmış bu gül... Sevgilisini gördüğü günler gülücükler içinde şarkılar söyler, dalga dalga yayılan yapraklarıyla neşeler saçmış gelip geçenlere... Ama bir gün bırakıp gidivermiş sevgilisi o beyaz gülünü... Ve bir daha da hiç mi hiç rastlamamışlar birbirlerine... Beyaz gül öylesine kederlenmiş ki, öylesine acı çekmiş ki, dikenlerini kendisine batırıp ölmeğe karar vermiş... Ve beyaz gül kanayan rengiyle hemen o anda oracığa yığılıp kalmış... Ferdi Tayfur 'dan Necla Nazır 'a... Küçük bir kağıt parçası üzerine mavi bir ka lemle yazılmış üç satır.. «Sana bunları plak stüdyo, sunda yazıyorum. Hiçbir zaman eline, geçmeyecek bu kağıt parçasını yaşadığım sürece saklayacağım. Seni çok seviyorum. Bestelerimde hep ayrılık var ama biz hiç ayrılmayacağız değil mi?» Yine Ferdi Tayfur'un gözü gibi sakladığı bir başka pusula... «Bugün çılgına döndürdün beni. Üç defa telefon ettim, kuaföre gittiğini söyledi annen. Sesini duymak için şu anda, her ...